Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9993 E. 2022/8350 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9993
KARAR NO : 2022/8350
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ : KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : ÇAYIRALAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli dava sonunda Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen 16/06/2021 tarihli, 2021/600 Esas ve 2021/618 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası …’a ait olan Çandır ilçesi …. köyü 112 ada 8 – 109 ada 95 – 93 -110- 285- 268 ve 240 – 116 ada 49 – 47 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı … adına kayıt edildiğini, söz konusu taşınmazların babasının ölümünden sonra mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı …, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının tesis tarihinin 1993 yılı olduğunu, Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin fazlası ile geçtiğini, diğer davalı Çayıralan Tapu Müdürlüğü, davacının davalı olarak Tapu İdaresini göstermesinin yanlış olduğunu, açılan davanın kendileri yönünden usulden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2019/44 E., 2021/27 Karar sayılı kararıyla; 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın mirasçılar arasında görüldüğünü, davalının muvazaalı olarak tespitleri kendi adına yaptırdığını, bu nedenle hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını ayrıca davalılar yararına ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 10.06.2021 tarihli, 2021/600 Esas ve 2021/618 Karar sayılı ilamı ile; tespit tutanaklarının kesinleşmesi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasına göre hak düşürücü süre nedeniyle kayıt maliki aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmiş olması nedeniyle maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken nispi takdir edilmesi doğru olmadığı gibi, davalı … Müdürlüğü kayıt maliki olmadığından kendisine yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle sınırlı olmak üzere kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarıca kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davalı … hakkındaki davanın hak düşürücü süreden reddine, davalı … Müdürlüğü hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazların tarafların ortak murislerinden kaldığını ve muvazaalı olarak davalı adına tescil edildiğini, bu durumda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. ” hükmünü içermektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (V.3.2.) no.lu paragrafta açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına ve kadastro tutanakları 16.02.1993 tarihinde kesinleştiği halde 21.06.2019 tarihinde dava açılmış olmasına göre (IV.3.) no.lu paragrafta belirtilen şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/12/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.