Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/1003 E. 2022/3972 K. 18.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1003
KARAR NO : 2022/3972
KARAR TARİHİ : 18.05.2022

MAHKEMESİ : KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 1 parsel sayılı taşınmazda bina yapılması için davalı şirket ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, ancak davalı şirket yetkilisinin aynı Noterlikçe düzenlenen satış yetkisi içerir ayrı bir vekaletnameyi hileli olarak imzalattığını ve bu vekaletnameye istinaden taşınmazı kısa aralıklarla davalılara devrettiğini, oysa kat karşılığı inşaat sözleşmesinde taşınmazın üçüncü kişilere satışının yasaklandığını, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek kendisini zararlandırdıklarını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar Mehmet Emin ve …, taşınmazı bedelini ödeyerek iyiniyetle satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalılar, davaya savunma getirmemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kayıt maliki olmayan davalılar … Ltd. Şti, … … ve … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava dışı … tarafından davalı … …’a yapılan temlik, davalı müteahhit şirket davacıya karşı edimini yerine getirmediğinden geçersiz ve yolsuz tescil mahiyetinde ise de, son kayıt maliki davalı … tarafından sunulan simsarlık sözleşmesi ve özellikle tanık …’ün beyanı dikkate alındığında davalı …’ün iyiniyetinin aksinin kanıtlanmadığı ve TMK’nın 1023. maddesinden yararlanacağı anlaşılmakla davalı … yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı olarak gösterilen kişiler haksız eylemi birlikte meydana getiren kişiler oldukları için birlikte davalı olarak gösterilmeleri gerektiğini, bu nedenle husumetten ret kararının hatalı olduğunu, her zaman düzenlenmesi mümkün olan ve davanın taraflarının imzaladığı adi belgeye dayalı olarak davanın kabulünün hatalı olduğunu, ifadesi hükme esas alınan tanığın satışa aracılık eden kişi olduğunu, davacı gibi başka kişileri de davalı şirket ve emlakçının ortak hareket ederek mağdur ettiğini, Fatih Mahallesindeki arsaları aynı şirketin aldığını, Ereğli küçük yer olduğundan bunun bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, devrin kısa aralıklarla yapıldığını, davalı … kendisinden beklenen özeni gösterse idi taşınmazdaki çevre parsellerin de aynı şirket tarafından alındığını bileceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/1459 E., 2021/1566 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin KKİS’nin 13. maddesine aykırı olarak taşınmazı sattığı, ilk el davalı …’nin vekilin eşi olduğu, ödeme iddiasının usulünce kanıtlanamadığı, çekişme konusu taşınmazın satışına ilişkin sözleşmenin adi nitelikte olup her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, son malikler arasındaki satışın bir gün ara ile yapıldığı, taşınmazın satıldığı yerin ilçe olması da dikkate alındığından son malik …’in taşınmazın devrinin vekilin iradesine aykırı gerçekleştiğini bilen ve bilebilecek kişi konumunda bulunduğu ve Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, ayrıca davalılarca gerçekleştirilen eylem haksız fiil niteliğinde bulunduğundan tüm davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusu kabul edilerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı … ve davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
2.1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazı iyiniyetle satın aldığını, sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini, kendisinden önceki devirler hakkında bilgi sahibi olmadığını, kendine ait taşınmazı satarak taşınmazı aldığını, sunduğu dekont, sözleşme ve tanıklarla iddiasını ispatladığını, şirketle arsa arasındaki ilgiyi bilmediğini, taşınmazın boş nitelikte olup şirket levhası bulunmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2.2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazı iyiniyetle kâr amaçlı satın aldığını, ardından satmaya karar vererek bedeli karşılığında son kayıt maliki …’e sattığını, bedelin akrabası olan … …’in hesabına yatırıldığını, sunduğu dekont, sözleşme ve tanıklarla iddiasını ispatladığını, şirketle arsa arasındaki ilgiyi bilmediğini, taşınmazın boş nitelikte olup şirket levhası bulunmadığını, taşınmazın bulunduğu Ereğli’nin 150.000 nüfuslu büyük bir yer olduğunu, bu yüzden şirket faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmadığını, davanın reddi gerektiğini, kabule göre de yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk
6098 s. Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanunu’nun 390.) maddesinde aynen; “Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, (IV/3.) numaralı paragrafta belirtilen şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalılar … vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının ayrı ayrı reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.429,27 TL onama harcın temyiz eden davalılar …’den müştereken ve müteselsilen alınmasına 18/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.