Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/2002 E. 2022/5218 K. 28.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2002
KARAR NO : 2022/5218
KARAR TARİHİ : 28.06.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.06.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davalı vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan…’ün paydaşı olduğu 223 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 40/320 payını davalı gelinine mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile… mirasçıları adına miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, eşinin 2.345,500 ETL ödeyerek taşınmazı satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Gerekçe ve Sonuç
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 21/02/2019 tarihli ve 2018/1098 E. 2019/258 K. sayılı kararıyla; temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 26/11/2020 tarihli ve 2019/2160 E. 2020/6306 K. sayılı kararıyla; “…Somut olaya gelince, dava niteliği itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi olup, iddiasının ispat külfeti davacıya aittir. Davalı süresinde delil bildirmemiş olup, sonra gösterilen delillere davacılar itiraz etmesine rağmen davalı tanıkları dinlenmiş, ise de beyanlarına itibar edilmemiştir. Kaldı ki, tanık olarak gösterilemeyen mahalli bilirkişilerin dinlenmesi doğru değildir. Davacı tanık beyanlarının yukarıda belirtilen ilkelerle birlikte değerlendirilmesinde ise, mirasbırakanın iradesinin mirasçılardan veya terekeden mal kaçırmak olmadığı açıktır. Hal böyle olunca; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/04/2021 tarihli ve 2021/37 Esas, 2021/112 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda mirasbırakanın iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanın kız evlatlarından mal kaçırmak amalı hareket ettiğini, davalının cevap dilekçesinde para verdiğini savunsa da burada altın verdiğini savunduğunu, bu beyanların bile mal karşılığında herhangi bir para ve altın verilmediğini gösterdiğini, davalının altın olarak beyanında cins, nevi ve miktar belirtmediğini, davacı tanıklarından … ve …’ın beyanlarında mirasbırakan…’ü yakınen tanıdıklarını, kendisi ile ticari alışveriş yaptıklarını, murisin ekonomik durumunun gayet iyi olduğunu ve taşınmazını satması için herhangi bir ihtiyacının bulunmadığını beyan ettiklerini, mirasbırakanın en değerli taşınmazını devretme ihtiyacı bulunmadığını, davalının da alım gücünün bulunmadığını, gerçek değer ile satış bedeli arasında büyük fark bulunduğunu, temlikin muvazaalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunu’nun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği belirtilmiştir.
6.3. Değerlendirme
Kararın (V./2.) no.lu paragrafında yer verilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 3.815.00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına, harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 28/06/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.