YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3267
KARAR NO : 2022/5354
KARAR TARİHİ : 05.07.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tapu iptal-tescil, olmazsa tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteğinin kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davacılar ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, 1880 doğumlu 1945 ölüm tarihli …oğlu …’in mirasçıları olduklarını, davalıların ise 1929 doğumlu 2003 ölüm tarihli …oğlu … mirasçıları olduklarını, davalıların kötüniyetli olarak mirasbırakanlarının isim benzerliğinden faydalanarak dava konusu 211 parsel sayılı taşınmazın intikal işlemlerini yaptıklarını ve adlarına kayıtlanan payları davalı … ve …’a satış suretiyle devrettiklerini, onların da davalılarla el ve iş birliği içinde hareket ettiğini ileri sürerek, tapunun iptali ile …oğlu 1880 doğumlu …’in mirasçıları adına tescile, olmazsa tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1.Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
2.Davalılar Erhan ve Mehmet, iyiniyetli olduklarını, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, tescilin yolsuz olduğu, ancak kayıt maliklerinin iyiniyetli olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacılar vekili Av. … ve bir kısım davalılar vekili Av. … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
2.1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalılar Mehmet ve …’ın taşınmazda uzun zamandır paydaş olup kullandıklarını, taşınmazın maliklerini iyi bildiklerini, tescilin yolsuz olduğundan haberdar olduklarını, dinlenen tanıkların da aynı beyanda bulunduklarını, iyiniyetli olmadıklarını, tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerektiği belirterek, kararın bozulmasını istemişlerdir.
2.2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı terekeye iade istekli tapu iptal-tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. Bilindiği üzere, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.
6.2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 701 ila 703. maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan herbirinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortakların tümüne aittir.
6.2.3. Başka bir anlatımla, ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Sözü edilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil ortaktır. Bu kural TMK’nın 701. maddesinde “Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.” biçiminde açıklanmıştır. Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır. Nitekim, TMK’nın 702/2. maddesi de bu yönde açık hüküm getirmiştir. Ancak, açıklanan kural yargısal uygulamada kısmen yumuşatılmış bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki, davaya devam edebilmesi için miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği kabul edilmiş (11.10.982 tarih l982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı), bu görüş bilimsel alanda da aynen benimsenmiştir.
6.3. Değerlendirme
6.3.1. Somut olaya gelince, Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/368 Esas- 2012/350 Karar sayılı veraset ilamına göre mirasbırakan 1880 doğumlu …oğlu …’in davacılar dışında da çok sayıda mirasçısının bulunduğu, Mahkemece mirasçılara meşruhatlı davetiye tebliği ile yetinildiği, davaya muvafakat ettiklerine ilişkin beyanları bulunmadığı gibi, davalı … Kahyaoğlu’nun da 1880 doğumlu …oğlu …’in mirasçısı olduğu anlaşılmaktadır.
6.3.2. Hal böyle olunca, 1880 doğumlu …oğlu …’in terekesine temsilci atanıp atanmadığı araştırılarak, tereke temsilcisi atanmış ise tereke temsilcisi huzuruyla davanın görülmesi, tereke temsilcisi atanmamış ise, miras şirketine TMK’nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması isabetsizdir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazının kabulüyle, hükmün 6100 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/07/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.