Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/3302 E. 2022/6442 K. 05.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3302
KARAR NO : 2022/6442
KARAR TARİHİ : 05.10.2022

MAHKEMESİ : KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : SANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen karar yasal süre içerisinde davalılar vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanı …’ın 13/03/2008 tarihinde 666, 1836, 1843, 1074, 1075, 1076, 2056, 3064 parsel sayılı taşınmazlarını toplam 12.000,00 TL bedel ile; 05/03/2013 tarihinde 2434, 2435, 2436, 2437, 2438, 2446, 2459, 2460, 2461, 2462, 2476 parsel sayılı taşınmazlarını toplam 2.300,00 TL bedel ile kızı olan davalı …’a, 10/08/2009 tarihinde 2555, 2475, 2477, 2478, 2479, 2480, 2481, 2482 ve 2483 parsel sayılı taşınmazları ile, 27/12/2007 tarihinde 734, 735, 736, 737, 738, 739, 740, 741, 742, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749, 750 parsel sayılı taşınmazlarını 18.000,00 TL bedel ile oğlu olan davalı …’a devrettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın emekli maaşını aldığını ve çok sayıda taşınmazı olduğunu, taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığını, davalıların da bu taşınmazları satın alabilecek ekonomik olanaklarının bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, dava dışı mirasçıların olduğunu, taraf teşkilinin sağlanamadığını, mirasbırakanın sağlığında emekli maaşı aldığını, geçimini emekli maaşı ile sağladığını, davacı tarafın eşinin uzun yıllar cezaevinde kaldığını, bu nedenle mirasbırakanın taşınmazları satarak davacıya yardımcı olduğunu, satışların gerçek olduğunu ve bedellerinin mirasbırakana ödendiğini, satıştan sonra taşınmazları işleyip imar ve ihya ettiklerini, satın aldıkları tarihte değerli olmayan taşınmazların kendi emekleri ile değer kazandığını, taşınmazların bir kısmının da 3. kişilerden satın alındığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, mirasbırakanın terekesinde taşınmazının kalmadığı ve davacıya sağlığında herhangi bir taşınmaz devrinin yapılmadığı, mirasbırakanın sağlığında davacıya yapıldığı iddia edilen yardımların davalılar tarafından ispat edilemediği, mirasbırakanın taşınmazları devretmesindeki amacının mal paylaştırma olmadığı, gerek tanık beyanları gerekse taşınmazların toplam değerinden daha düşük bir bedelle devredilmiş olması hususları göz önüne alındığında mirasbırakanın temlikteki amacının mirasçısından mal kaçırmak olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmanın incelenmediğini, taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp karar verildiğini, mirasbırakanın taraflar dışında 2 tane daha mirasçısı olduğunu, …. ve….’ın davaya dahil edilmediğini, taşınmazların temlik tarihindeki durumlarının, kullanıma elverişsiz olan taşınmazların davalılarca işlenip emek ve masraf harcanarak imar ve ihya edildiklerinin dikkate alınmadığını, yargılama sırasında saatinde yapılmayan ve yokluklarında gerçekleştirilen keşif ile savunma haklarının kısıtlandığını, dava konusu bir kısım taşınmazın mirasbırakandan değil, 3. bir kişiden satın alındığını, eksik inceleme ve sadece davacı tarafın ispattan uzak beyanına itibar edilerek hüküm tesis edildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; ödeme savunmasının yöntemince kanıtlanamadığı, tanık beyanlarından mirasbırakana satış bedeli ödenmediğinin anlaşıldığı, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı, sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, adına kayıtlı 18 parça taşınmazı kızı olan davalı …’a, 26 parça taşınmazı ise oğlu olan davalı …’a devrettiği, mirasbırakan adına kayıtlı başkaca taşınmaz kalmadığı, dava dışı 3. bir kişiden alındığı belirtilen dava konusu 1843,1836 ve 3064 parsel sayılı taşınmazların öncesinde mirasbırakana ait olduğu ve dava dışı kişilere mirasbırakan tarafından temlik edilerek en son davalılar adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların mirasbırakan tarafından davalılara temlikinin bedelsiz, muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesi ile davalıların istinaf isteminin HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek ve delil listesindeki tanıklar dışındaki diğer deliller toplanmadan karar verildiğini, belirlenen saatten sonra keşif icra edilerek yokluklarında keşif yapıldığını, bilirkişi raporlarına sunmuş oldukları itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince tapu kayıtları getirtilerek kendilerine savunma hakkı verilmeden hüküm kurulduğunu, taşınmazların satın alındığı 3. kişinin dinlenmediğini, varsayımsal olarak muvazaa kabul edilerek hareket edildiğini, taraf teşkili sağlanmadan davaya devam edildiğini, cevap dilekçesinde sundukları dekont, senet vs belgelerin dikkate alınmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, (IV./3.) no.lu bentte yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesine göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 12.147,46 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 05/10/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.