Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/3485 E. 2023/4799 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3485
KARAR NO : 2023/4799
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1305 E., 2022/161 K.
HÜKÜM/KARAR : Red/ Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/203 E., 2021/146 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; … ili, … ilçesi, … köyünde kain 381 parsel sayılı taşınmazın babasından davacıya kaldığını, imar ve ihya edildiğini ancak kadastro tespitinde davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili; malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının oluştuğunu, davacının taşınmazı imar ve ihya ederek tarıma elverişli hale getirdiğini belirterek İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinde 08.06.1957 tarihinde Selim oğlu İsmail Kaya adına tespit edildiği ancak 20 dönümü geçmesi, tapu ve vergi kaydının bulunmaması sebebiyle tutanak ıslahı için iade edildiği, 03.11.1957 tarihinde düzenlenen ek tutanakla “mevzuatta 20 dönümü geçen ve vergi kaydı olmayan yerlerin Maliye Hazinesi” adına tespitinin yapılacağı gerekçesiyle Hazine adına tespitine karar verildiği, tespite itiraz üzerine Palu Bölge Tapulama Müdürlüğü’nün 20.05.1975 tarihli 1975/204 karar sayılı komisyon kararıyla itirazın ret edildiği ve çekişmeli taşınmazın tespiti gibi tesciline karar verildiği, verilen karara itiraz edilmeyerek kararın 10.11.1975 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın 16.02.1976 tarihinde tapu kütüğüne tescil edildiği, davacı iddiasının tespit öncesi sebebe dayandığı, 3402 sayılı Kanunu’nun 12/3 üncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği, davacı iddiasının tespit sonrası sebebe dayandığının kabul edilmesi halinde ise tapulu taşınmazda zilyetlik hükümleri ile kazanımın mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 271 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Somut olayda dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü’nde kain 381 parsel parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 10.11.1975 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 24.06.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.