Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/3891 E. 2022/6989 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3891
KARAR NO : 2022/6989
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli dava sonunda, İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2017/129 Esas, 2021/93 Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 12/04/2022 tarihli ve 2021/1604 Esas, 2022/655 Karar sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davalılardan Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar … ve … Yapı Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın esastan reddine ilişkin verilen karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 25/10/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili Avukat gelmedi. Temyiz edilen davalılar … v.d. vekili Avukat ….geldiler. Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler davalı Türkiye Finansbank A.Ş. vekili Avukat ve diğerleri gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 2900 ada 1 parseldeki 28 no.lu meskeninin vekil olan davalı … tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak, dava dışı kardeşi İsmail’in yetkilisi olduğu davalı … Yapı şirketine temlik edildiğini ve diğer davalı Türkiye Finans Katılım Bankası lehine muvazaalı ipotek tesis edildiğini, bu işlemlerin rıza ve bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescile, taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar … ve … Yapı şirketi vekili, davacının üyesi olduğu dava dışı …. Konut Yapı Koop. ile yüklenici olan davalı şirket arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince kooperatife ait taşınmaza yapılacak inşaattaki yüklenici payına istinaden davacı ile diğer kooperatif üyelerinin taşınmazlarını verdikleri vekaletnameler ile davalı şirkete devrettiklerini, devrin satış iradesi ile yapılmadığını, müteahhide (yüklenici davalı şirkete) hak edişinin devri iradesi ile yapıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Türkiye Finans Katılım Bankası vekili, davalı bankanın davacı ile diğer davalı şirket arasındaki iç ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, tapu siciline güven ilkesi gereği iyiniyetli olarak ipotek tesis edildiğini kaldı ki daha sonra ipoteğin terkin edildiğini, dava tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek bulunmadığını belirtip öncelikle husumet yokluğundan olmak üzere davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2017/129 Esas, 2021/93 Karar sayılı kararıyla, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. lehine ve diğer davalılar lehine ayrı ayrı 45.317,00 TL olmak üzere toplam 90.634,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, Mahkemenin banka yönünden husumet nedeniyle ret kararı verip maktu vekalet ücreti vermesi gerektiğini, ancak nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, yazılı delil ile ispat zorunluluğunun olduğunu, davacının ilgili kooperatifin başkan yardımcısı olduğunu, kooperatifin 10/08/2018 tarihinde tasfiye edildiğini, taşınmazın devrinin ise 25/07/2014 tarihinde yapıldığını, tapuda şirket adına işlem yapan dava dışı İsmail ile davacının vekili olan davalı …’ in kardeş olduğunu, taşınmazın akitteki değeri ile keşfen saptanan değeri arasında fahiş fark olduğunu, tanık anlatımları ile iddialarının kanıtlandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 12/04/2022 tarihli ve 2021/1604 Esas, 2022/655 Karar sayılı kararıyla, davacının, üyesi olduğu kooperatif tarafından yapılan inşaat sözleşmesi nedeniyle yüklenici olan davalı şirkete isabet eden dava konusu taşınmazın devri için vekaletname verdiği, taşınmazın devrinde vekalet görevinin kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği ancak dava tarihi itibarıyla lehine ipotek kaydı bulunmayan davalı banka yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilerek, lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına, davalılardan Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Banka lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, diğer davalılar … ve … Yapı Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın esastan reddine, davalılar … ve … Yapı Ltd. Şti. lehine tek 45.317,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, davalılardan … Yapı şirketi ile …’in savunmalarını yazılı delille ispatlamaları gerektiğini, mahkeme gerekçesinin soyut ve yoruma dayalı olduğunu, vekil olan davalı tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini, davacıya ödeme yapılmadığını, bu hususun davalıların ikrarı ile de sabit olduğunu, dosya kapsamı ile vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muvazaa iddialarının sabit olduğunu, davalı banka aleyhine husumet yönünden davanın reddine karar verilemeyeceği gibi, velev ki verilmesi halinde de maktu vekalet ücretine takdir edilmesi gerekir iken nispi vekalet ücreti takdir edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 6098 s. Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanunu’nun 390. Maddesinde) aynen; “Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) no.lu paragraftaki gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, onama harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 03/09/2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar … vd. vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, kesin olmak üzere, 25.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.