YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3897
KARAR NO : 2022/7822
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : TRABZON 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemli dava sonunda Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 31.03.2022 tarihli ve 2022/597 Esas, 2022/743 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı dava dilekçesinde, mirasbırakan babası ….’ın taşınmazların büyük bir kısmını oluşturan 2855 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını, 270 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını ve 200 ada 101 parsel sayılı taşınmazdaki 22 numaralı bağımsız bölümünü 10.03.1993 ve 02.04.2001 tarihli işlemler ile oğlu olan davalı …’e kız çocuklarından mal kaçırma amacıyla temlik ettiğini, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek, payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davacı, asıl davadaki gerekçelerle 270 ada 40 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 270 ada 72 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline, üçüncü kişilere temlik edilen 270 ada 71 parsel sayılı taşınmaz ve 287 parsel sayılı taşınmaz yönünden payına isabet eden bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı cevap dilekçesinde, murisin kız çocuklarından mal kaçıracak biri olmadığını, amcası Lütfü ile kendisinin ortak olduğunu, babasının borçlarını amcası ile birlikte kapattıklarını, bunu ödemek için murisin devirleri yaptığını, amcasının kendisine devir yapılması sebebiyle alacağından vazgeçtiğini, tapuda bedellerin düşük gösterildiğini, murisin borçlarını ödemek için mal varlığının %37,5’luk kısmını devrettiğini, geriye milyonlarca liralık yer kaldığını, halalarının payları için de ödeme yaptığını ve rızai taksim ile onların paylarını amacası ile birlikte aldıklarını, 101 parsel sayılı taşınmazın müteahhitliğini kendisinin yaptığını, bunun karşılığında kendisine 2 tane bağımsız bölüm verileceğini ancak kendi ısrarı ile bir tanesinin diğer kardeşleri Nilgün’e verildiğini, davacının ihtiyaçları için satışlar yapıldığını ve bedelin davacıya ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin istinafı üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurusunun harcın tamamlanması ile temlike konu ve temlik dışı taşınmazların değerlerinin tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kabulüne, hükmün kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin istinafı üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından muris tarafından davalıya temlik edilen pay ve hisselerin resmi senet içeriklerine göre tereddüde mahal verilmeksizin belirlenmesi, davacının asıl ve birleştirilen davada davaya konu ettiği miras payının 1/3 olduğunun gözetilmesi, davalının muris dışında edindiği hisseler dahil edilmeden, iptale konu davacı 1/3 miras payı belirlenmeli, bu yönde gerektiğinde tapucu bilirkişiden rapor temin edilmesi, davacı miras payı nispetlerinde davalı adına olan pay ya da hissenin iptaline karar verilip ayrıca davalı üzerinde ipka edilecek hissenin de hükümde gösterilmesi ve davacının 1/3 miras paylarının dava tarihi itibari ile değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması gerektiğini, muristen kalan davacının yararlandığı ve daha sonra sattığı taşınmazlar olduğunu, babasından gelen 1/3 hissesinin iptalini dava etme hakkına sahip olduğunu, ….’nun hissesinde hakkı olmadığını, sadece dava konusu taşınmazlardaki murisin hissesinden satış olmasa idi davacıya intikal etmesi gereken 1/3 hissenin 1/2’sinin iptaline karar verilmesi gerekirken tamamının 1/2’sinin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ….’nun hissesinden de davalıya pay intikal ettiğini, asıl ve birleştirilen davada bu hususun dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/597 Esas, 2022/743 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; ileri sürdüğü iddialar ve içtihatlar dikkate alınmadan karar verildiğini, murisin tüm taşınmazlarını temlik etmediğini, terekesinde taşınmazları olduğunu, bunun da muvazaa olmadığını gösterdiğini, murisin kendisi ile oturan, ölünceye kadar kendisine bakan, yurt içinde ve yurt dışında tedavisini yaptıran oğluna minnet duygusu ile taşınmazlarını devrettiğini, murisin maddi sorunlarıyla ilgilendiğini, murisin bekar ölen kızına da daire temliki yaptığını, kızlardan mal kaçırma kastı olsa idi ona böyle bir temliki yapmayacağını, davacının yararlandığı taşınmazlar da dikkate alınarak tenkis incelemesi yapılması gerektiğini, hisse iptalinin 1/2 değil 1/3 olması gerektiğini, BAM’ın kaldırma kararında da bu durumu açıkça belirttiğini, muris öldükten 10 sene sonra eldeki davanın açıldığını, satışları bilmesine rağmen dava açmayarak temlike muvafakat ettiğini, murisin banka borçlarının kendisi ve amcası tarafından ödendiğini, ödenen banka borçlarına karşılık taşınmazların kendisine satıldığını, tanık beyanlarının da bunu doğruladığını, birleştirilen davada 71 ve 23 parsel sayılı taşınmazların müstakilen …..’e ait olduğunu ve mirasçıları tarafından üçüncü kişilere satıldığını, murisin hiçbir payı olmadığını, bu taşınmazların bedelinden de davacıya pay verilmesinin doğru olmadığını, kararda tazminatın ne miktar üzerinden hangi oranda davalıya yükletildiğinin de açıkça belirtilmediğini, ölen mirasçı Nilgün payının dahil edilip edilmediğinin anlaşılamadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen davada uyuşmazlık, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Muris muvazaasında 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (V/3.2.) numaralı paragrafta açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre (IV/3.) numaralı paragrafta belirtilen şekilde kararın verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleştirilen davada davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 377.466,29 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalıdan alınmasına, kesin olmak üzere 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.