Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/4047 E. 2022/7400 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4047
KARAR NO : 2022/7400
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : GAZİANTEP 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan anneleri …’ın dava konusu 47 parsel sayılı taşınmazını davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini, anılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dosyası, aralarındaki bağlantı nedeniyle eldeki dava ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı, tapu kaydının annesi adına kayıtlı iken kardeşlerinin tamamının rızasıyla hisselerini satın alarak tapu kaydında adına tescil edildiğini, dava konusu tarlanın kendi parasıyla alındığını, kadastro geldiğinde annesi adına tescil ettirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.12.2017 tarihli ve 2015/718 E., 2017/575 K. sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşirilen davanın davacıları vekili ve asıl davanın davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kaldırma Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 02.10.2018 tarihli 2018/590 E., 2018/1356 K., sayılı kararıyla; muris muvazaası davası ile miras taksim sözleşmesine dayalı açılan tapu iptal tescil davasının birleştirilerek görüldüğü, birleştirilen davanın sonucunun ilk açılan muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasını doğrudan etkileyeceği, bu nedenle birleştirilen dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptal ve tescil davasında bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiği, kabule göre de davacı …’in muris Elif’in mirasçısı olmadığı gözetilerek davasının aktif husumet yokluğu ile reddine karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrası B bendinde davasının kabulüne şeklinde karar verilmesi, sonrasında adına pay tescili yapılmaması sureti ile hüküm fıkrasının karıştırılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a/5. maddesi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/499 E., 2020/257 K. sayılı kararıyla;birleştirilen davanın tefriki ile davacı … tarafından açılan davanın feragat nedeniyle, davacı … tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, öteki davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karara Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
5. Bölge Adliye Mahkemesinin Kaldırma Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.03.2021 tarihli 2020/1260 E., 2021/332 K., sayılı kararıyla; kısa kararda davacı … tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin hüküm bulunmadığı halde adı geçen yönünden verilen kabul kararı kısmından davacının isminin çıkarıldığı, böylelikle kısa ve gerekçeli karar arasında çelişki oluştuğu, ayrıca mirasbırakan …’ın veraset ilamına atıf yapılarak veya ilamdaki payları oranında davacılar adına tapu kaydının iptal ve tesciline, kalan hisselerin ise davalı üzerinde bırakılmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken; infazda tereddüt oluşturacak şekilde “Tapu kaydının kısmen iptaline” şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a. maddesi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/127 E., 2021/211 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın dava konusu taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığı, davalının alım gücü bulunmadığı, mirasbırakanın amacının mirasçılardan mal kaçırmak olduğu ve dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak davalıya devredildiği, davanın davacı … yönünden feragat nedeniyle, davacı … yönünden aktif husumet yokluğundan reddine, diğer davacılar yönünden iddianın ispatlandığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir.
7.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, İlk Derece Mahkemesince dosyaya ibraz edilen 08.11.2014 tarihli sözleşmeye taraf olanların beyanı alınmadan, imza incelemesi yapılmadan karar verildiğini, sözleşmenin miras paylaşım sözleşmesi niteliğinde olmadığını zira mirasçı olmayan kişilerin de sözleşmede taraf olduğunu, davacıların sözleşme varlığını ikrar ettiklerini, sözleşmede 14.280 m2’lik payın davalı müvekkilinin şahsi payı olduğunun kabul edildiğini, davacıların 16.160 m2’lik kısmını paylaştıklarını, davacı …’ın davanın haksız olduğunu ikrar ettiğini, tanık beyanları ile sözleşme içeriğinin doğrulandığını, mirasbırakanın malvarlığında tasarruf etme hakkının göz ardı edildiğini, başka mal varlığı araştırması yapılmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
8. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 08.04.2022 tarihli ve 2022/303 E., 2022/502 K. sayılı kararıyla; davacı tanıklarının muvazaa iddiası yönünden birbirlerini destekleyen ve tamamlayan somut beyanlarda bulundukları, beyanlarında; zaman, yer ve olaylara dayanan kesin ve kanaat verici anlatımlarda bulundukları, mirasbırakanın hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar bir biçimde bir paylaştırma yapmadığı, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı davalı oğluna muvazaalı olarak temlik ettiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde olmasına, kararın dayanağı olan, (V/3.2.) no.lu paragraftaki yasal ve hukuksal gerektirici nedenlere göre, Bölge Adliye Mahkemesince, (IV/8.) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda yazılı 53.734,69 TL bakiye onama harcının davalıdan alınmasına, 10.11.2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.