YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4049
KARAR NO : 2022/7207
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01/02/2022 tarihli ve 2019/39 Esas 2022/35 Karar sayılı kararın, temyizen incelenmesi asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği görüşüldü.
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen davalar tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “… Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 25.05.2014 tarihli raporunda 05.09.2002 tarih ve 5805 yevmiye no.lu senette davacı …’e atfen atılı imzaların davacı …’in eli ürünü olduğu saptanmak suretiyle sahtecilik iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine. Somut olaya gelince; davacı, mirasbırakanın dava konusu 437 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payı ile eşi Azize’den intikal eden 2/16 payı yönünden muris muvazaası iddiası ile dava açmasına rağmen Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamıştır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeleri kapsar biçimde, taraf delillerinin toplanması, taraf tanıklarının yeniden dinlenerek mirasbırakanın gerçek irade ve amacının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, Dairenin bozma kararından sonra, asıl ve 2016/43 Esas sayılı dosyaların birleştirilmesine karar verilmiş, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Eldeki davada, birleştirilen dosyanın, Dairenin bozma kararından sonra, asıl dava ile birleştirildiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun’un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 427 ile 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. ve 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20/07/2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dosyanın “İstinaf” yoluna tabi olmadığı açıktır.
Birleştirilen dosya yönünden ise karar tarihi 01/02/2022 olup, bu karar ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararın ”İstinaf” yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davaların birleştirilmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ”İstinaf” yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi halinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (birleştirilen dosya temyiz edilmese dahi temyize tabi olan asıl dosyasının gönderilmesi) için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın Çorlu İlk Derece Mahkemesine işlemsiz İADESİNE, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.