YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4312
KARAR NO : 2022/7709
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : FERİZLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinden verilen 24/03/2021 tarihli ve 2021/285 E., 2021/471 K. sayılı karar, yasal süre içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR –
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, tarafların aralarında imzaladıkları 17/04/2008 tarihli yazılı taksim sözleşmesi uyarınca davacıların ortak mirasbırakanları …’ın terekesinde yer alan dava konusu 77 ve 105 ada 5 parsel sayılı taşınmazları davalılara vermeyi kabul edip sözleşmenin uygulanacağı inancıyla aynı gün tapuda davalılar adına bedelsiz devir işlemlerini yaptıklarını, yine aynı sözleşme ile mirasbırakanları tarafından sağlığında davacılara devredilen dava dışı 197 ve 1021 parsel sayılı taşınmazların da davacılara verildiğini, ancak daha sonra davacıların taksim sözleşmesinden cayarak davalılar aleyhine 197 ve 1021 parsel sayılı taşınmazlar için muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davaları açtıklarını, davaların kabulle sonuçlanıp derecattan geçerek kesinleştiğini, davalıların haksız ve orantısız şekilde zenginleştiklerini ileri sürerek davalı … adına kayıtlı 105 ada 5, davalı … adına kayıtlı 77 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, feshedilen sözleşme gereği davacıların davalılara devrettiği miras paylarını yeniden talep hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davanın kabulünün doğru olduğu ancak harç ve yargılama giderilerinin aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan her bir davalı yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar vekilinin bu yöne değinen istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılması ile HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş; karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, 1/a bendindede, “miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararların” temyiz edilemeyeceği, Ek 1. madde de ise; parsel sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı belirtilmiştir. 2021 yılı itibariyle HMK’nın 362/1-(a) bendinde belirtilen 40.000.00 TL’lik kesinlik sınırı 78.630,00 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla; dava konusu 77 parsel sayılı taşınmaz için davalı … aleyhine açılan davada davacıların her birinin payına ayrı ayrı 26.272,47 TL, 105 ada 5 parsel sayılı taşınmaz için davalı … aleyhine açılan davada ise davacıların her birinin payına ayrı ayrı 57.844,38 TL değer isabet etmekle, belirtilen değerlerin 2021 yılı itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceği açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan eldeki dava yönünden davalıların temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, peşin alınan harcın temyiz eden tarafa geri verilmesine, kesin olmak üzere, 23/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.