YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4398
KARAR NO : 2022/7690
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 22/11/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar … v.d. vekili Avukat … geldi. Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı … vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan annesi …’in 321 ada 80 ve 82 parsel sayılı taşınmazlarını davalı yeğeni …’a, 357 ada 15 parsel sayılı taşınmazını davalı yeğeni …’na, 357 ada 3 parsel sayılı taşınmazını davalı yeğeni …’a satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, mirasbırakan….’nın emekli maaşı dışında başka bir geliri olmadığını, taşınmazları bedeli karşılığı satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, mirasbırakan ile davalıların yakın akraba oldukları, tanık anlatımlarından mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacının olmadığının anlaşıldığı, davalıların taşınmaz satın aldıkları yerde ikamet etmedikleri, temlikerin yakın tarihli olduğu, davalı …’nın taşınmazı mirasbırakandan devralan dava dışı …..’den kısa süre sonra devraldığı, tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazların satış tarihlerindeki gerçek değerleri arasında fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu taşınmazların ilk tesisi dahil tedavülleri ile aktif ve pasiflerini gösterir tapu kayıtları dosyaya getirtilmeden karar verildiği, dava konusu 357 ada 15 parsel sayılı taşısnmazın satış tarihindeki değerinin tespit edilmediği, davalı tanıklarının bir kısmının dinlenmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun HMK 353/1-a-6 bendi uyarınca kabulü ile yeniden karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrası Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesince; satış bedeli ile sözleşme tarihindeki değer arasındaki farkın tek başına davanın ispatı için yeterli olmadığı, iddianın HMK’nın 190. ve TMK’nın 6. maddeleri gereğince usulünce kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
5. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; temliklerin muvazaalı yapıldığına dair somut olguların ortaya konulamadığı, iddianın kanıtlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairece; “…dava konusu 873 (yeni 321 ada 82 ) parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından değil, dava dışı Vasfiye Bektaş tarafından davalı …’a devredildiği kayden sabit olduğuna göre bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğrudur.
…murisin terekesinde dava konusu edilenler dışında başkaca taşınmazının kalmadığı, mirasbırakanın değişik tarihlerde taşınmazlarını davalı yeğenlerine temlik ederek tüm mal varlığını elden çıkardığı,davacıya ise herhangi bir taşınmaz vermediği, mirasbırakanın davacı evlatlığı ile arasının iyi olmadığı,temliklerin mirasbırakanın tek mirasçısı olan davacı evlatlığından mal kaçırma amacıyla yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Hâl böyle olunca; mirasbırakan tarafından temlik edilmeyen 873 (yeni 321 ada 82 ) parsel sayılı taşınmaz dışındaki diğer taşınmazlar için davanın kabulüne karar karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.’’ gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince; bozma ilamındaki gerekçeler benimsenmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddiasını kanıtlayamadığını, davacının mirasbırakan ile arasının kötü olduğuna dair bir delilin dosyada bulunmadığını, davacının böyle bir iddiada da bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülmeyen bir olgu üzerinden bozma kararı verildiğini, temliklerin farklı tarihlerde farklı kişilere yapıldığını, tanık beyanlarına göre gerçek satış olduklarının açık olduğunu, mirasbırakanın ve eşinin davacıya çok sayıda taşınmaz ve para verdiklerini ancak bu savunmaları üzerinde durulmadan karar verildiğini, bir kişinin evladından mal kaçırıp yeğenlerine taşınmaz temlik etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mirasbırakanın satış bedelini hacca gitmek ve evinin tadilatı için kullandığını, davalı ….’nın dava dışı bir kişiden satın aldığı taşımaz yönünden davanın reddi gerektiğini, ayrıca dava kısmen reddedilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. Yargıtay içtihatlarında ve 01/04/1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
6.2.2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinde, ”(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
6.3. Değerlendirme
6.3.1. Hükmüne uyulan (V/2) no.lu paragrafta belirtilen bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (V/3) no.lu paragrafında yer verilen şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
6.3.2. Davalıların vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince:
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 321 ada 80, 357 ada 3 ve 357 ada 15 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile iptal tescile, dava konusu 321 ada 82 parsel bakımından davanın reddine karar verildiği, yargılama giderinden sayılan vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesi uyarınca vekille takip edilen davalarda kabul edilen miktar yönünden davacı yararına, reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretine ilişkin bu husus da açıkça temyiz edildiğine göre, reddedilen 321 ada 82 parselin dava tarihindeki harcı ikmal edilen 17.514,91 TL olan değerine göre davalı … lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle:
1. Davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2. Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/03/2022 tarihli, 2022/74 Esas 2022/161 Karar sayılı kararındaki hükme 11. bent olarak “Davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7. maddesi uyarınca 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine,’’ cümlesinin eklenmesine ve kararın bu şekliyle 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/09/2022 tarihinde yürürlüğe giren AAÜT uyarınca gelen temyiz eden davalı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına, alınan peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 22/11/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.