YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4565
KARAR NO : 2022/7741
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonucunda; yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi;
I. DAVA
Davacılar, 355 ada 5 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan … tarafından davalıya satış suretiyle devredildiğini, satış bedeli 1.000-TL olarak gösterilmiş ise de, taşınmazın gerçek değerinin bu bedelinin çok üzerinde olduğunu, mirasbırakanın satış tarihinde başka bir taşınmazının olmadığını, taşınmazın davalının baskıları sonucunda temlik edildiğini, işlemin mirastan mal kaçırmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında davacı …’in ölümü üzeri mirasçıları davaya muvafakatlarını bildirmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, satış işleminden sonra miras haklarından feragat ettiğini, mirasbırakanın başka taşınmazlarının da bulunduğunu belirtrek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.04.2014 tarihli ve 2013/113 E., 2014/99 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın denkleştirme amacıyla hareket ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 28.09.2017 tarihli ve 2017/3751 E., 2017/4733 K. sayılı kararıyla;“…Somut olaya gelince; 26.04.2012 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin tüm mirasçıların katılımı ile yapılmadığından geçerli olduğu söylenemez. Öte yandan davacılar yapılan satışın bedelsiz ve muvazaalı olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmışlar, davalı ise mirasbırakanın dava konusu taşınmaz haricinde başkaca taşınmazları da bulunduğunu, temlikin mal kaçırma amaçlı olmadığını savunmuştur. Ne var ki mahkemece, …hükme elverişli olacak nitelikte bir inceleme, irdeleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, …mirasbırakanın terekesinde bulunan tüm malvarlığının ve bu malvarlığının miktarı ile temlik edilen taşınmazın tüm malvarlığı içindeki oranının belirlenmesi, mirasbırakanın asıl amaç ve iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, toplanmış ve toplanacak tüm delillerin değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.11.2020 tarihli ve 2018/89 E., 2020/83 K. sayılı kararıyla; temlikin mal kaçırmak amacıyla değil minnet duygusu ile yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. İkinci Bozma Kararı
Dairenin 30.09.2021 tarihli ve 2021/2340 E., 2021/4949 K. sayılı kararıyla; “… Somut olayda, davacı …’ın yargılama sırasında, 11.06.2017 tarihinde öldüğü, nüfus kaydına göre geriye çocukları davacı …, davalı … ve dava dışı …. ve ….’in kaldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, taraf teşkilinin sağlanması zorunlu bulunduğundan, öncelikle davacı …’in yargılama sırasında ölümü ile terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya katılmayan mirasçılarının bulunduğu gözetilerek, davaya katılmayan mirasçıların olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK’nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi, ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeksizin yargılamaya devam edilerek sonuca gidilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
6. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22.02.2022 tarihli ve 2021/310 E., 2022/95 K. sayılı kararıyla; ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
7. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, davalının baskıları ile temlik işlemini yaptığını, davalının bedel ödemediğini, gerçek değer ile satış değeri arasında fahiş fark olduğunu, tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarından muvazaanın ispatlandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
9. Gerekçe
9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
9.2. İlgili Hukuk
9.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
9.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/6.) numaralı paragrafta gösterilen şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
V. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına; kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.