YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4648
KARAR NO : 2022/7694
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : SAMSUN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istemli dava sonunda Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 18/05/2022 tarihli, 2022/915 Esas ve 2022/1186 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanları Mümin Haşimoğlu’nun 1976-1977 yıllarında iki parça yüksek değerli arsasını sırf yaşı tuttuğu gerekçesiyle davalının üzerine devrettiğini, devir işlemi yapılırken murisin davalıya diğer kardeşleri 18 yaşını doldurduklarında bu mallardan kendilerine pay verilmesini istediğini, buna rağmen davalının zamanı geldiğinde sadece davacının hakkı olan payı kendisine devretmediğini, diğer mirasçı …. ile …’nun paylarını devrettiğini, davacının da yasal olarak hakkı bulunduğu arsa yahut araziyi davalının yıllardır kullanarak her türlü gelir elde etmekte olduğunu, bununla da yetinmeyerek bu arsalar üzerine yüksek gelirli yapılar inşa ettiğini ileri sürerek, Tekkeköy ilçesi ….. Mah. 239 ada 9 ile 647 ada 7- 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, murisin mal kaçırma iradesinin bulunmadığını, sağlığında yerlerini paylaştırdığını, davalının tüm kardeşlere hakkını devrettiğini, davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/361 E, 2019/512 Karar sayılı kararıyla; muris tarafından davalıya yapılan bir kısım taşınmaz devrinin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Kaldırma Kararı
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2020/381 E., 2020/427 K. sayılı kararıyla; “… Bu kapsamda, dava konusu somut olayda, mirasbırakanın elinde bulunan ve/veya mirasçılarına intikal gören ya da temlik olunan dava konusu taşınmazlar dışında kalan mevcut mal varlığının miktarı ve değeri yine özellikle davalılara temlik edilen dava konusu taşınmazların varsa murisin mevcut/intikal gören/temlik olunan tüm mamelekine oranı, davaya konu edilen taşınmazlar yönünden temlikin makul karşılanabilecek sınırda kalıp kalmadığı, mirasbırakanın sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırmada bulunup bulunmadığı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalıların alış gücünün olup olmadığı, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki ve yakınlık durumu ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı ve mirasbırakanın gerçek iradesinin davacı mirasçılarından mal kaçırma olup olmadığı gözetilip değerlendirilmeden; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Buna göre Mahkemece yapılacak iş; muris muvazaasına dair yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dahilinde taraf delileri eksiksiz toplanıp değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonucuna göre gerekçeli olacak şekilde bir karar vermek olmalıdır.” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2020/95 E- 2022/126 K sayılı kararıyla; dava konusu 239 ada 9 ve 647 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar davalı adına kayıtlı olmadığından bu taşınmazlar yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
5. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili; murisin gerçek iradesinin davacıyı ve diğer mirasçıları mirastan mahrum etmek olmayıp yaşları tutmadığı için zamanı geldiğinde söz konusu taşınmazların hak sahiplerine devrini sağlamaya yönelik olduğunu, murisin önceki evliliklerinden olma çocuklarına tapulama sırasında haklarını verdiğini ve davacının da içinde bulunduğu 3. evliliğinden olma çocuklarına yaşları tuttuğunda taşınmazları paylaştırmak üzere 2 adet taşınmazını müvekkiline devrettiğini, murisin iradesi doğrultusunda diğer kardeşlerinin haklarını devreden müvekkilinin davacının hakkını devretmemesinin söz konusu olamayacağını, müvekkiline devredilen iki adet taşınmazdan 341 no.lu parseldeki davacının hakkı olan ve yapılan imar uygulamaları sonucu oluşan dava konusu 239 ada 9 parselin, tapuda ikinci bir masraf olmaması için davacının da isteği ile müvekkili tarafından dava dışı …’na satıldığını ve parasının … tarafından davacı ve oğluna ödendiğini, bu hususun gönderilen para makbuzları, banka kayıtları ve tanıkların açık anlatımı ile sabit olduğunu, iptaline karar verilen 647 ada 9 ve 10 no.lu parsellerin geldisi olan 295 parseldeki davacının hakkının devredilmeme nedenin ise davacının, 1982 yılında muris tarafından satılan taşınmazın tüm satış bedelini 295 parseldeki hakkına karşılık alıp 295 parseldeki hakkından murisin sağlığında feragat etmesi olduğunu, muris muvazaasından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, öte yandan mahkemece davanın kabul ve ret durumuna göre müvekkili aleyhinde hükmedilen masraf ve vekalet ücretinin ve iptale karar verilen hisse miktarlarının da mevzuata aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/915 Esas, 2022/1186 Karar sayılı kararıyla; toplanan delillere göre dava konusu 239 ada 9 ve 647 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar davalı adına kayıtlı olmadığından bu parsellerle ilgili davanın husumet yokluğundan usulden reddine, dava konusu 647 ada 9 ve 10 parsel hakkında TMK’nın 6. ve HMK’nın 190. madde gereği ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, dava konusu 239 ada 9 ve 647 ada 7 parseller yönünden pasif husumet yokluğundan, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili; taraflar arasındaki uyuşmalığın murisin dava konusu taşınmazları muvazaalı olarak devredip etmediği noktasında toplandığını, murisin, toplamda 17 adet taşınmazı olup bunlardan 4 tanesini davalıya devrettiğini, tüm taşınmazların devir tarihindeki değerlerinin alınan bilirkişi raporuna göre hemen hemen aynı olduğunu, murisin tüm taşınmazlardaki toplam hissesinin 11.002,86 m2 olup, davalıya devredilen taşınmaz hisse toplamının ise 6.619,28 m2 olduğunu, murisin mal varlığının büyük bir kısmını davalıya devrettiğini, yer satma ihtiyacının bulunmadığını, davaya konu edilen temlikin makul karşılanabilecek sınırda olmadığını, yine miras bırakanın sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yaptığının ispatlanamadığını, davalı beyanları, tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde murisin muvazaa saikiyle hareket ettiği kanaatine varılarak bu taşınmazlar yönünden davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekmektiğini, istinaf ilamında, sırf tanık anlatımlarına itibar edilerek dava konusu olayda muvazaa olmadığı yönünde usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Muris muvazaasında; 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunu’nun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
3.2.3. 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere ve yasaya uygun nedenlere göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV/6.) no.lu paragrafta yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına 23.11.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.