Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/4830 E. 2022/7978 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4830
KARAR NO : 2022/7978
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : SİLİVRİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ile şerhin terkini davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile gerekçe kısmı değiştirilmek suretiyle davanın yeniden reddine dair verilen karar yasal süre içerisinde davacı vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
I. DAVA
Davacı, 4505 parsel sayılı taşınmazın kendi adına, 4506 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı olduğunu, ancak fiilen 4506 parsel sayılı taşınmazı kendisinin 4505 parsel sayılı taşınmazı ise davalının kullandığını, fiili kullanıma uygun olarak 4505 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına, 4506 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, ayrıca 4506 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki haciz, ipotek ve benzeri takdiyatların borçlusu ve yükümlüsü adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
III.    İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Silivri 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2018/187 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararıyla; Silivri 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/185 E., 2016/181 K. sayılı dava dosyasında davacı tarafından aynı talep ve iddia ile açılan davanın karara bağlandığı, kararın 12.01.2017 tarihinde kesinleştiği, HMK’nın 114/1-i maddesi gereğince davacının talebinin kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.    
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Silivri 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/185 E., 2016/181 K. sayılı dava dosyasında açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve doğru malikler adına tescil kaydının oluşmasının sağlandığını, ancak kararın infazı için Tapu Müdürlüğüne gidildiğinde davalı adına olan 4506 parsel sayılı taşınmaz üzerinde birden fazla haciz ve ipotek kaydının olduğu anlaşılınca davacı lehine tescil işleminin gerçekleşmesinden imtina edildiğini, bu nedenle davanın açıldığını, önceki Mahkeme kararının infaz edilmesi halinde davacının mağdur olacağını, güncel ve derdest talep yönünden var olan bir kesin hükmün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 2021/1143E., 2022/493 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulü ile kesin hüküm nedeniyle davanın reddine esas Mahkeme kararında dayanılan maddi vakıaların dolayısıyla hukuksal nedenin farklı olduğu, bu nedenle eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına ve tapu iptal tescil talebinin kesin hüküm nedeniyle, tapu kaydındaki icrai haciz ve ihtiyadi haciz şerhlerinin kaldırılmasına ilişkin isteğin ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.     
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki iddialarının tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.   
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile şerhin terkini istemine ilişkindir.       
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.” düzenlemesi mevcuttur.
3.2.2. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.
3.2.3. 6100 sayılı HMK’nın ”Kesin Hüküm” başlıklı 303. maddesinde;
”(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
(2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder.
(3) Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir.” hükümlerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, (IV/3.) numaralı paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinin yerinde olmasına göre; yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA,  onama harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 08.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.