Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/5360 E. 2023/3526 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5360
KARAR NO : 2023/3526
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan babaları …’ın 606 ada 187 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu …’a, 606 ada 16 parsel sayılı taşınmazını da dava dışı eşi …’ye satış suretiyle devrettiğini, …’nin bu taşınmazı davalı oğlu …’a ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, yapılan tüm temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı … adına kayıtlı tapuların iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP
Davalı, temlikin muvazaalı olmadığını, taşınmazların imar uygulamasına tabi tutulduğunu, oluşan yeni parsellerde diğer paydaşlarla karşılıklı pay devirleri yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.04.2015 tarihli ve 2013/121 Esas, 2015/782 Karar sayılı kararı ile muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle, davalıya temlik edilen 606 ada 16 ve 187 parsel sayılı taşınmazlardan imar uygulaması ve pay temliki sonucu davalının elinde kalan 1526 ada 13 parseldeki B blok 5-6, C Blok 1, 2, 3 no.lu bağımsız bölümler ile 1527 ada 5 parsel ve 1527 ada 6 sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, 1525 ada 1 parsel ve 1526 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve feri müdahil Koca Tarım Ürünleri Hayvancılık Gıda Tic..Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Bozma Kararı
Dairenin 17.09.2018 tarihli ve 2015/15451 Esas, 2018/12389 Karar sayılı kararıyla; “…mirasbırakan tarafından 16,186 ve 187 parsel sayılı taşınmazların temliki nedeniyle bir kısım mirasçılar tarafından … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonunda 02.03.1988 tarihli ve 1981/435 Esas, 1988/48 Karar sayılı karar ile 186 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddedildiği, 16 ve 187 parsel sayılı taşınmazlar yönünden muvazaa olgusu saptanarak davanın kabul edildiği gözetilerek, 16 ve 187 parsel sayılı taşınmazların imar uygulamasına tabi tutulması sonucu oluşan imar parselleri üzerinden davanın kabul edilmesi kural olarak doğrudur. Davalının işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; 606 ada 187 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulması üzerine 1527 ada 5 ve 6 parseller ile 1526 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, bu parsellerin mirasçılar adına tescili sonucu davalı …’in bu parsellerde 5/8 paya sahip olduğu, …’in bu parsellerdeki diğer payları da satın alarak dört parselin tamamına sahip olduğu sabittir. Dava konusu taşınmazlardan 1526 ada 6 ve 7 parseller tevhid edilerek 1526 ada 13 parsel sayılı taşınmaz oluşmuş, bu taşınmaz üzerine davalı … ile imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan binada B blok 5, 6 ve C Blok 1, 2 ve 3 no.lu bağımsız bölümler davalı … adına tescil edilmiştir. Bu durumda 187 sayılı parselin imar uygulamasına tabi tutulması sonucu oluşan imar parsellerinde davalı … adına başlangıçta tescil edilen 5/8 pay gözetilerek iptal tescil hükmü kurulması gerektiği kuşkusuzdur. Hâl böyle olunca, 1527 ada 5 ve 6 parseller ile 1526 ada 13 parselde davalı adına tescil edilen bağımsız bölümlerde iptal edilecek payın bilirkişi aracılığı ile saptanarak bu paylar üzerinden iptal tescil kararı verilmesi gerekirken, davalı …’in diğer maliklerden edindiği payların iptal kapsamına alınması doğru değildir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.04.2022 tarihli ve 2018/448 Esas, 2022/100 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, dava konusu 1526 ada 13 parseldeki B Blok 5 ve 6 – C Blok 1 – 2 ve 3 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlar ile 1527 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların toplam 46/160 payının tapu kaydının iptali ile 23/160 payının davacı … Sağır ve 23/160 payının davacı … adına, 114/160 payının ise davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer çekişme konusu 1525 ada 1 parsel ve 1526 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın usulden (husumetten) reddine karar verilmiştir.

D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

E. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, aşamalarda ve cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalarını yineleyip, gerek bozma kararına gerekse dosya kapsamındaki beyanlarına ve bilirkişi raporlarına karşı itirazlarına rağmen müvekkilinin muris dışında diğer hissedarlardan ve hatta üçüncü kişilerden aldığı paylar dışlanmadan hesaplama yapıldığını, Mahkemece bozma kararına uyma kararı verildiğini, ancak ancak bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, Mahkemenin gerekçeli kararının dosya kapsamındaki delillere aykırı olduğunu, davanın kısmen reddi ve kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

I. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de … Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., … Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, 1915 doğumlu mirasbırakan …’ın 21.12.1981 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı kızları … ve … ile dava dışı …’den olma torunları İbrahim, …, …, … ile dava dışı çocukları Asiye, …, …, … ve davalı oğlu …’in kaldıkları, çekişme konusu 606 ada 16 parsel sayılı taşınmazın(156 m2 arsa) mirasbırakan … tarafından 29.12.1978 tarihinde eşi …’a satış suretiyle temlik edildiği, … tarafından da 01.10.1980 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı …’a aktarıldığı, 606 ada 187 parsel sayılı taşınmazın (5.750,00 m2 bahçe) mirasbırakan … tarafından 18.12.1981 tarihinde davalı …’a satış suretiyle temlik edildiği, dava konusu taşınmazlar için dava dışı mirasçılardan …, Asiye, …, …, tarafından muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası sonunda dava konusu 16 ve 187 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava kabul edilerek kararın derecattan geçerek kesinleştiği, taşınmazlarda 2009 yılında yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu parsellerin şuyulandırma sonucu 1525 ada 1,1526 ada 1, 1527 ada 5, 1527 ada 6, 1526 ada 6 ve 7 parsellerin oluştuğu, 1526 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tevhid edilerek 1526 ada 13 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, bu taşınmaz üzerine davalı … ile imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan binada B blok 5, 6 ve C Blok 1, 2 ve 3 no.lu bağımsız bölümlerin davalı … adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

2. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK)

Somut olayda; bozma kararına uyulmakla bu çerçevede araştırma ve inceleme yapılması gerekirken bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; bozma kararında 606 ada 187 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulması üzerine 1527 ada 5 ve 6 parseller ile 1526 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, bu parsellerin mirasçılar adına tescili sonucu davalı …’in bu parsellerde 5/8 paya sahip olduğu, …’in bu parsellerdeki diğer payları da satın alarak dört parselin tamamına sahip olduğu, dava konusu taşınmazlardan 1526 ada 6 ve 7 parseller tevhid edilerek 1526 ada 13 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, bu parsel üzerine yapılan binada B blok 5, 6 ve C Blok 1, 2 ve 3 no.lu bağımsız bölümlerin davalı … adına tescil edildiği, bu durumda 187 sayılı parselin imar uygulamasına tabi tutulması sonucu oluşan imar parsellerinde davalı … adına başlangıçta tescil edilen 5/8 pay gözetilerek iptal tescil hükmü kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen; Mahkemece bozma kararı sonrası alınan bilirkişi raporlarında davalının dava dışı mirasçılardan ve dava dışı diğer kişilerden aldığı payların da dahil edilerek hesaplama yapıldığı ve davacıların veraset ilamındaki 23/160 payları oranında tapu iptali ve tescile hükmedildiği anlaşılmaktadır.

3. Hal böyle olunca, Mahkemece alanında uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden tekrar rapor almak suretiyle, çekişme konusu kök 606 ada 16 ve 187 parsel sayılı taşınmazlarda muristen davalıya devredilen kısımların ne kadarının, yapılan imar işlemleri ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucunda oluşan ve yeni ada parsel numaraları alan taşınmazlara yansıdığının tespit edilmesi, yapılacak hesaplamada davalının önceden dava açan dava dışı mirasçılardan ve dava dışı şirketten edindiği payların hesaba katılmaması, bu şekilde yapılacak hesaplama sonucu saptanacak paylar üzerinden tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı Yasa’nın geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.