YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6037
KARAR NO : 2023/2468
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanı …’in 17 parça taşınmazını davalı torununa devrettiğini, daha sonra 9 parça taşınmazın kalıcı konut yapılması kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kamulaştırıldığını ve bedelin davalıya ödendiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, dava konusu 8 parça taşınmaz yönünden miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, kamulaştırılan 9 parça taşınmaz yönünden ise miras payı oranında bedele karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, devirlerin bedeli karşılığında yapıldığını, uzun yıllardan beri mirasbırakan ile birlikte yaşadığını, devre konu payların mirasbırakan Rasim’e eşinden intikal eden paylar olduğunu, muvazaanın olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2019/582E., 2022/180 K. sayılı kararıyla; devrin bedeli karşılığında yapıldığı, bu hususun yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları ile de doğrulandığı, davacının muvazaa iddiasını usulünce ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; devirlerin esasen diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını, taraflar arasında para alışverişi olmadığını, davalı her ne kadar devrin bedeli karşılığında yapıldığını belirtmiş ise de, temlik tarihi itibariyle yaşının küçük olması nedeniyle dava konusu taşınmazları satın alabilecek ekonomik güce sahip olmadığını, mirasbırakanın devir tarihi itibariyle taşınmazlarını satmasının gerektirir bir nedeni veya ihtiyacının bulunmadığını, ekonomik durumunun satış tarihinde iyi olduğunu ileri sürerek, kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 07.07.2022 tarihli ve 2022/1290 E., 2022/1063 K. sayılı kararıyla; yargılama aşamasında dinlenen tanık …’in satışın gerçekleştiği tarihte … köyündeki taşınmazların değerli olmadığını, babası olan mirasbırakanın 5-6 parseldeki paylarını kendi ihtiyaçları nedeniyle davalıya sattığını beyan ettiği, aynı şekilde tanık … da vakıalara dayalı anlatımı ile satışın varlığını doğruladığı, ispat külfeti kendisinde olan davacının satışın muvazaalı olduğunu ispatlayamadığı, gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de … Medeni Kanunu’nun 706., … Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 99,20 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına;
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.