YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6088
KARAR NO : 2022/8656
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Nazilli 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 31.05.2022 tarihli ve 2019/264 Esas, 2022/294 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları …’un maliki olduğu 216 ada 4 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu …’e satış suretiyle temlik ettiğini, davalı …’in de taşınmazda kayıtlı 4 parça bağımsız bölümden (4) numaralı bağımsız bölümü üzerinde tutarak geri kalanları akrabaları olan diğer davalılara satış suretiyle devrettiğini, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, davalı …’in işlem tarihinde satın alma gücü bulunmadığını, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişler, dava tarihinden sonra 2 no.lu bağımsız bölümün …’a, 3 no.lu bağımsız bölümün …’a, 4 no.lu bağımsız bölümün …’e devredilmesi üzerine, davacılar tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 125. maddesi uyarınca seçimlik haklarını yeni kayıt maliklerine karşı tapu iptal ve tescil talebi olarak kullanmaları üzerine yeni malikler davaya dahil edilmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı …, çekişme konusu taşınmazı tek katlı yıkıntı ev iken mirasbırakandan bedelini ödeyerek satın aldığını, üzerine kendi imkanlarıyla apartman inşâ ettirdiğini, diğer davalılara bedeli karşılığında bağımsız bölümleri sattığını, muvazaanın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar …, … ve …, muvazaanın olmadığını, devrin bedeli karşılığında yapıldığını, davacıların mirasçılık sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
3. Diğer davalılar, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli ve 2013/375 E., 2015/392 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz üzerindeki apartmanın davalı … tarafından yaptırıldığı, mirasbırakanın da çekişme konusu taşınmaz üzerindeki apartman dairelerinden birisinde oturduğu, işlemin muvazaalı olduğunun davacılar tarafından usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 19.09.2018 tarih ve 2015/14902 E., 2018/12500 K. sayılı kararıyla; “…dinlenen bir kısım tanıklar mirasbırakanın köyde bahçelerinin olduğunu, bahçesinin birini dava dışı oğlu …’e, dava konusu taşınmazı ise davalı oğlu …’e verdiğini, Nazilli’ye geldikten sonra oğullarına bu yerleri dağıttığını beyan etmiş olup, Mahkemece bu hususta yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mirasbırakanın başka malvarlığı olup olmadığı, tüm mirasçılarına intikal eden taşınır taşınmaz malları ve hakları bulunup bulunmadığının araştırılması, mirasbırakanın gerçek amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması” gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
3. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Nazilli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2019/264 Esas, 2022/294 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan tarafından tek taşınmazının davalı oğlu …’a devredildiği, temlik tarihi itibariyle davalı …’un 21 yaşında olduğu, sosyal ekonomik durumunun dava konusu taşınmazı satın alabilecek durumda olmadığı, daha sonra çekişme konusu taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerin diğer davalılara devredildiği, temlik alan davalılar ile davalı …’un akraba oldukları, diğer davalıların mirasbırakan ile mirasçılar arasındaki durumu bilen veya bilecek durumda olan kişilerden oldukları, asıl amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ile davalı … temyiz isteminde bulunmuşlardır.
5. Temyiz Nedenleri
5.1. Davalı … vekili; davacılar tarafından devrin muvazaalı olduğunun usulünce ispatlanamadığını, davacıların mirasçılık sıfatının bulunmadığını, mirasbırakan tarafından dava konusu taşınmazın 1981 yılında devredildiğini, bedelinin mirasbırakana ödendiğini, temlik tarihinde çekişme konusu taşınmaz üzerinde kerpiçten yapılma yıkıntı yapının bulunduğunu, bu yapının yıkılarak masrafları davalı … tarafından karşılanmak suretiyle 4 katlı apartmanın inşaa edildiğini, diğer davalılara ise bağımsız bölümlerin bedeli karşılığında satıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
5.2. Davalı …; dava konusu taşınmazın davalı … tarafından mirasbırakandan bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, davacıların mirasçılık sıfatının bulunmadığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki 1 no.lu bağımsız bölümü diğer davalı …’dan bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, muvazaanın olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
6.3. Değerlendirme
(IV/2.) no.lu paragrafta yer verilen ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalı … vekili ile …’un yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 438. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda yazılı 3.659,29 TL bakiye onama harcının davalı … ve …’dan ayrı ayrı alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.