YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6138
KARAR NO : 2023/2323
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca talebin kabulü ile kararın kaldırılmasına, kalan payların davalılar uhdesinde bırakılması suretiyle davanın aynı gerekçelerle yeniden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanı …’nın 203 ada 46 parsel sayılı taşınmazını davalı …’e, dava dışı 134 ada 83 parsel sayılı taşınmazını ise 21.12.2017 de dava dışı … …’e 825.000 TL bedelle sattığını, daha sonra 1957 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki C blok 29 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, 07.02.2018 tarihinde ise bu taşınmazını dava dışı oğlu Tarık’ın eşi davalı gelini …’e satış suretiyle devrettiğini, mirasbırakanın işlem tarihlerinde mal satmaya ihtiyacının bulunmadığını, devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, öncelikle dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, aksi halde tenkise karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 1957 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki C blok 29 numaralı taşınmazın davalı … tarafından kızı …’a devredilmesi üzerine HMK’nın 125. maddesi uyarınca iptal tescil talebi …’ya hasredilmiş ve … davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı …, mirasbırakanın paylaştırma kastı ile hareket ettiğini, dava konusu 203 ada 46 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2 katlı … olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapının tadilatının mirasbırakanın oğlu … tarafından yaptırıldığını, bunun karşılığında borçları nedeniyle taşınmazın satılığa çıkartıldığını, mirasbırakanın borçları olması nedeniyle de uygun bir bedelle satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı …, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, aşamada vekili işlemin muvazaalı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2018/125 Esas, 2021/210 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 203 ada 46 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından dava dışı oğlu …’un yakın arkadaşı olan davalı …’e devredildiği, 1957 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki C blok 29 numaralı yerin mirasbırakan tarafından davalı gelini …’ya devredildiğini, bu işlemler karşılığında para alış verişinin olmadığını, asıl amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında dinlenen tanıkların, mirasbırakanın dava konusu taşınmaz ölene kadar gelini …’e, öldükten sonra da torunu …’a vasiyet ettiğini beyan ettiklerini, devirlerin mirasbırakanın bu vasiyeti doğrultusunda yapıldığını, muvazaalı işlem olmadığını, dava konusu 203 ada 46 parsel sayılı taşınmazın davalıya devredileceği aşamada davacının bilgi sahibi olduğunu, taşınmaz üzerinde 2 katlı bir yapının mevcut olduğunu, mirasbırakan tarafından tadilat işlemi yaptırılmak istendiğini, bu durumu çocuklarına teklif ettiğini, davacının buna yanaşmadığını, dava dışı oğlu … tarafından tadilatın yaptırıldığını, mirasbırakanın borçlandığını, bu nedenle düşük bedelle davalı …’e satıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 14.06.2022 tarihli ve 2021/1519 E., 2022/1000 K. sayılı kararında; muvazaanın varlığı kabul edilerek iptal-tescile karar verilmesinin doğru olduğu, ancak talep konusu olmadığı halde taşınmazların tam paylarının iptaline davacının payı oranında tescile karar verilip davalılara ait payların açıkta bırakılmasının infazda tereddüt oluşturacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulüne, aynı gerekçelerle davanın kabulü ile davacının miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, kalan payın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde ki itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulması talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de … Medeni Kanunu’nun 706., … Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 6.634,28 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.