YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6151
KARAR NO : 2022/8346
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : ANTALYA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil,bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 20/12/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … ve davacılar vekili Avukat …. geldiler.Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı vekili gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan babaları …’ın maliki olduğu 674 ada 16 parsel sayılı taşınmazdaki 5 no.lu bağımsız bölümü ikinci eşi olan davalı …’a ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, mirasbırakanın bakıma muhtaç olmayıp, başka taşınmazı bulunmadığını, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, mirasbırakan ile 02.08.1999 tarihinde evlendiklerini,15.02.2006 tarihinde ise boşandıklarını, ancak birlikte yaşamaya devam ettiklerini, 09.10.2017 tarihinde ise tekrar resmi nikah yaptıklarını, mirasbırakanın bakım, gözetim ve tüm ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılandığını, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin gereğini tam olarak yerine getirdiğini, temlikin mal kaçırma amaçlı olmadığını, mirasbırakanın sağlığında tüm çocuklarına kazandırmalarda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, mirasbırakanın yaşça davalıdan daha büyük olduğu, rahatsızlıkları bulunup bakıma ihtiyacı olduğu, mirasbırakanın tüm bakım ve hizmetinin davalı tarafından yapıldığı, temlikin mal kaçırmak amacıyla yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mirasbırakanın tek taşınmazını ölünceye kadar bakım akdi ile davalıya devrettiğini, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı önce ilk eşi olan …’ye ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, ancak …’nin ölmesi nedeniyle taşınmazın tekrar mirasbırakana kaldığını,mirasbırakanın iradesinin ölünceye kadar bakma akdi değil, bağış olduğunu, davalının mirasbırakanın eşi olup, mirasbırakana bakmasının kanuni yükümlülüğü olduğunu, muvazaa yönünden inceleme yapılmadığını, mirasbırakanın ikinci eşine ve diğer çocuklarına birer daire bıraktığını, ancak, davacı … …’e herhangi bir şey bırakmadığını, temlikteki amacın mal kaçırmak olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 24/05/2022 tarihli ve 2021/1465 Esas 2022/822 Karar sayılı kararıyla; dava konusu mesken nitelikli taşınmazın miras bırakan tarafından 12.12.2000 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya devredildiği, mirasbırakanın sağlığında davalı eşin bakım görevini yerine getirmediği iddiasında da bulunmadığı, sözleşmeden dönme iradesini göstermediği, bakım borcunun davalı tarafından yerine getirildiği, temlikin muvazaalı olduğundan söz edilebilmesi ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için murisin temliki mirasçıdan mal kaçırma amacıyla yaptığının kanıtlanmasının zorunlu olduğu, ne var ki, dava konusu olayda mal kaçırma amacı ile temlikin yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerinin gerekçesiz olduğunu, mirasbırakanın davacı … dışındaki tüm mirasçılarına bir daire bıraktığını, ancak davacı …’e herhangi bir şey verilmediğini, mirasbırakanın mal varlığının tamamını davalıya devrettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.2.2. Öte yandan, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfeti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi gereği davacı tarafa aittir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (V/3.2.) no.lu paragrafta açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) no.lu paragraftaki gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, temyiz edilen davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 20/12/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.