Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6152 E. 2022/7923 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6152
KARAR NO : 2022/7923
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : ISPARTA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli dava sonunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 31.05.2022 tarihli ve 2021/1652 Esas, 2022/899 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 06/12/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen asil davalı … geldiler, duruşmaya başlandı, gelen vekilin ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde, mirasbırakan babaları …’ın maliki olduğu 2630 parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak….’a temlik ettiğini, …..’in de kısa süre sonra taşınmazı davalı …’ye devrettiğini, murisin taşınmazı satmasını gerektirir bir durum olmadığını, taşınmazın kullanılmadığını ve atıl durumda olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
2.İstinaf Nedenleri
Davacılar istinaf dilekçesinde özetle, taşınmazların murisin kendi murislerinden intikal eden taşınmazlar olduğunu, murisin gerçek iradesinin o dönemlerde boşanma aşamasında olduğu eşi …’dan mal kaçırma olduğunu, önce dava dışı Hüseyin Uğur’a devrolunan taşınmazın sonrasında davalıya temlik edildiğini, murisin mal satmasını gerektirecek bir nedeninin bulunmadığını, murisin banka hesaplarında para hareketliliğinin olmadığını, tapudaki satış değeri ile taşınmazın gerçek değeri arasında aşırı oransızlık bulunduğunu, taşınmazın çok uzun süreden bu yana hiç kimse tarafından kullanılmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemişlerdir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/1652 Esas, 2022/899 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın davalıya ve davalıdan önce taşınmazı devralan Hüseyin’e mirasçılardan mal kaçırma kastıyla devredildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar temyiz dilekçelerinde özetle, delillerin takdirinde ve kanunun uygulanmasında da hataya düşüldüğünü, temliklerin muvazaalı olduğunu, murisin eşi Emine’den ve kendilerinden mal kaçırma amacıyla işlem yaptığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemişlerdir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile tescili istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Muris muvazaasında 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci ve Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.2.2. TMK’nın 6 ncı maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası ise “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmünü düzenlemiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (V/3.2.) numaralı paragrafta açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre yazılı şekilde kararın verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 06.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.