Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6216 E. 2023/2298 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6216
KARAR NO : 2023/2298
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yasal süresi içerisinde bir kısım davalılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma günü olarak saptanan 11.04.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine, temyiz eden bir kısım davalılar … vd. vekili Avukat Beyza Durgun geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı … vd vekili gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, … karara bırakıldı. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların müşterek kök muris …’ın miraçıları olduklarını, …’in terekesi bugüne kadar taksim edilmemiş olmasına rağmen evvelinde tek parça olan dava konusu 117 ada 33, 34 ve 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazların yalnızca davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazlarda müvekkilinin de miras payının bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının müvekkilinin miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar … ve müşterekleri vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların evveliyatı itibariyle tek parça olarak … mevkii, 940 tahrir no.lu vergi kaydı ile müvekkillerinin müşterek murisi olan …’a ait olduğunu, …’in ölümünden sonra taşınmazların müvekkili Asef ile kardeşleri tarafından kullanıldığını, taşınmazların tarafların müşterek kök murisi … ile bir ilgisinin bulunmadığını, keza …’in 1921 yılında İnönü Savaşı’na katılmak üzere memleketinden ayrıldığını ve bir daha geri dönmediğini, bu tarihten sonra evin geçimini …’ın sağladığını, davacının mirasçılık sıfatının dahi bulunmadığını, kaldı ki müvekkillerinden … ve Aysun’un taşınmazlardaki miras paylarını kayden satış suretiyle aldıklarını, eldeki davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davanın tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların evveli itibariyle tarafların müşterek kök murisleri olan …’a ait olduğu, mirasçıları tarafından … terekesinin yöntemince taksim edilmediği, her ne kadar taşınmazlar yaklaşık 50 yıl boyunca davalıların müşterek murisi olan … ve mirasçıları olan davalılar tarafından kullanılıyor olsa da, taraflar arasında elbirliği mülkiyeti hükümleri geçerli olduğundan, tereke üyelerinden birinin zilyetliğinin tüm tereke adına sayılacağı, davalı tarafın dayandığı vergi kaydının dosya arasına alınması için İlçe Özel İdaresine müzekkere yazıldığı ancak 08.02.2021 tarihli müzekkere cevabında, söz konusu vergi kaydına rastlanılmadığı belirtildiğinden söz konusu kaydın mahallinde yapılan keşifte uygulanamadığı, davalılardan … ve Aysun, diğer davalı …’in çocukları olduğundan adı geçenlerin iyiniyet iddiasında da bulunamayacakları gerekçesiyle;

Davanın kabulüne, dava konusu 117 ada 33, 34 ve 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalılar …, … ve … adına olan 1/3 oranındaki tapu kayıtlarının, muris …’a ait … Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/301 Esas, 2020/285 Karar sayılı veraset ilamındaki davacı …’ın miras payı oranı olan 96/384 oranında iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan payların mevcut tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların evveliyatı itibariyle vergi kaydı ile müvekkillerinin müşterek murisi olan …’a ait olduğunu, …’in ölümünden sonra taşınmazların müvekkili Asef ve kardeşleri tarafından kullanıldığını, Mahkemece yalnızca tek bir tanığın beyanına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, … ile Aysun’un taşınmazlardaki paylarını tapu siciline güvenerek, gerçek bedeli karşılığında satın aldıklarını, bu nedenle kötü niyetlerinden bahsedilemeyeceğini, kaldı davacı tarafça müvekkillerinin kötü niyetli olduğunun iddia ve ispat edilemediğini ileri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davanın, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılan kadastro öncesi irsen intikal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi …’dan intikal ettiği, murisin terekesinin mirasçıları arasında taksim edilmediği, taşınmazların …’in tek oğlu olan … ve mirasçıları tarafından kullanıldığı, davalılardan …’ın da keşif sırasındaki beyanında, kök muris …’in mirasçıları arasında yapılan taksim sonucunda taşınmazların dedesi …’e bırakıldığını, dedesi adına vergi kaydı bulunduğunu belirttiği, bu haliyle hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelere göre, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle;
Bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla, Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece yalnızca tek bir tanığın beyanına itibar edilerek hüküm kurulduğunu, dava konusu taşınmazların vergi kaydı uyarınca müvekkillerinin murisi …’e ait olduğunu, … ile Aysun’un taşınmazlardaki paylarını tapu siciline güvenerek, gerçek bedeli karşılığında satın aldıklarını, bu nedenle kötü niyetlerinden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
a) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14/1. maddesi; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
b) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 195. maddesi; “Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir.” hükmünü içermektedir.

3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucunda … ili, … ilçesi, … köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 117 ada 33 parsel sayılı 210.861,08 metrekare, 117 ada 34 parsel sayılı 34.631,68 metrekare ve 119 ada 2 parsel sayılı 10.215,75 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetiği nedeniyle eşit paylarla …, … … ve … adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare … … ve … payları, dava tarihinden önce Asef çocuklarından … ve … adına kayden satış suretiyle tescil edilmiş; böylece dava konusu taşınmazlar eşit paylarla …, … ve … adına kayıtlı hale gelmiştir.

2. Davacı …, dava konusu taşınmazların evveliyatı itibariyle davalı tarafla müşterek kök murisleri olan …’a ait olduğunu, murisin terekesinin yöntemince taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazlardaki miras payının adına tescili istemiyle dava açmış; davalılar ise taşınmazların evveliyatı itibariyle müşterek kök muris …’a ait olmayıp, …’in tek erkek çocuğu olan müşterek murisleri …’a ait olduğunu, kaldı ki taşınmazlara ait … adına kayıtlı vergi kaydının da bulunduğunu, taşınmazlarda davacının hakkının ve zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiş; mahallinde yapılan keşfe katılan davalılardan … beyanında, tarafların müşterek kök murisi … mirasçıları arasında taksim yapıldığını, dava konusu taşınmazların da taksimen murisleri …’a kaldığını, … adına kayıtlı 1937 tarihli vergi kaydı bulunduğunu belirtmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi … Farımazdan geldiği, murisin terekesinin yöntemince taksim edilmediği, davalı tarafın dayandığı vergi kaydının ise bulunamadığından mahallinde yapılan keşifte uygulanamadığı kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davalı tarafça … mevkii, 940 tahrir no.lu vergi kaydına dayanılmış, Mahkemece söz konusu vergi kaydının dosya arasına alınması için İlçe Özel İdare Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, İlçe Özel İdare Müdürlüğü 08.02.2021 tarihli müzekkere cevabında, ilgili köyün defterinin 605 numarasında bittiğini, bu nedenle söz konusu vergi kaydının gönderilemediğini bildirmiş ancak bir kısım davalılar vekilinin 02.09.2021 tarihli dilekçesinin 2. sayfasına, söz konusu vergi kaydı ile başkaca vergi kayıtlarının taranarak eklendiği görülmüştür. Öte yandan, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi …’dan mı yoksa davalıların murisi …’dan mı geldiği tam olarak anlaşılamamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonucu varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davalı tarafın dayandığı … mevkii, 940 tahrir no.lu vergi kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip dosya arasına alınmalı, dayanılan kaydın kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak revizyon görmüş ise, revizyon gördüğü taşınmazların kadastro tutanakları, oluşmuş ise tapu kayıtlarının onaylı suretleri ve revizyon gördüğü taşınmazlar ile bu taşınmazların komşusu olan taşınmazları bir arada gösterir birleşik harita, dava konusu taşınmazların komşusu olan taşınmazların tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanakları ile oluşmuş ise tapu kayıtlarının onaylı suretleri Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip dosya arasına alınmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzurunda yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte, davalı tarafın dayandığı vergi kaydı okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek açıklattırılmalı, bilirkişilerce gösterilemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazların yönünü ne okuduğu tespit edilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli ve böylece vergi kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmelidir. Ayrıca; yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, dava konusu taşınmazların ilk malikinin kim olduğu, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, halen kimin zilyetliğinde bulunduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, taşınmazlar tarafların müşterek kök murisi …’dan geliyorsa, … terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, edilmişse taşınmazların ayrı ayrı kime/kimlere isabet ettiği, diğer mirasçıların paylarına karşılık ne aldıkları, davalı tarafın dayandığı vergi kaydının ne sebeple … adına oluşturulduğu hususları etraflıca sorularak, maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; teknik bilirkişiden, keşfi ve yapılan kayıt uygulamasını denetlemeye imkan verir şekilde rapor ve kroki alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, tarafların müşterek kök murisi …’ın, Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce 1915 yılında vefat ettiği dikkate alındığında, mirasçılarına intikal eden miras paylarının feraiz hükümlerine göre hesabının yapılması gerektiğinin ve Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce ölen murisin mirasçıları arasında müşterek mülkiyet olup zilyetlikle edinmenin mümkün olabileceğinin düşünülmemiş olması da isabetsiz olup, kararın açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının talep hâlinde temyiz edenlere iadesine,

03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmaya gelen temyiz eden bir kısım davalılar vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacı taraftan alınmasına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.