Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6242 E. 2023/4831 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6242
KARAR NO : 2023/4831
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/891 E., 2022/1166 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret / İstinaf başvurusunun reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/222 E., 2022/29 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları …’in 206 ada 9 parsel (yeni 1059 ada 11 parsel) sayılı taşınmazı … Belediyesi encümen kararı ile 1970 yılında satın aldığını, aynı yıl içerisinde ruhsat alarak taşınmaz üzerine ev yaptığını ve bu evde ölünceye kadar yaşadığını, ancak taşınmazın kadastro tespiti sırasında davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacıların çok uzun zaman sonra arsanın Belediye adına tescil edildiğini öğrendikleri iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tesis kadastrosu sırasında yapılan tescilin yolsuz olduğunu, bu durumun da on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını, davacıların mirasbırakanının taşınmazı Belediye Encümen kararı ile satın aldığını, mahkemece encümen kararı celbedilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın, kadastro öncesi sebeplere dayanarak davayı açtığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesinde ”Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünün öngörüldüğü, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 13.8.1986 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 04.10.2021 tarihinde açıldığı, davanın açılış tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarihler arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak, taşınmazın davacıların mirasbırakanı … tarafından 1970 yılında … Belediyesinden satın alındığını,hak düşürücü sürenin mirasçı konumunda olan davacılar yönünden geçmediğini, davacıların taşınmazın davalı adına tescil edildiğini mirasbırakanları …’in 2021 yılında ölümü üzerine öğrendiklerini, eldeki davanın kadastro öncesi hukuki nedene dayalı olmadığını, 1970 yılından bu yana devam eden zilyetliğe dayalı olarak eldeki davanın açıldığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin 3. fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanununun 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 13.08.1986 tarihi ile davanın açıldığı 04.10.2021 tarihi arasında on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. SONUÇ:
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanununun 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.