YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6285
KARAR NO : 2023/64
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; duruşma günü olarak saptanan 10/01/2023 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili Avukat Lütfi Yetişkin ile temyiz edilen davalı … vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı oğlunu diğer çocuklarından ayırarak 11.08.2005 tarihinde maliki olduğu 1984 ada 64 parsel sayılı taşınmazın 22/170 payını davalıya devrettiğini, son durumda davalının dava konusu taşınmazda 44/170 payı olması gerekirken 86/170 payı olduğunu, hile ile kandırılarak davalının kendisinden 42 payı fazladan aldığını, davalının taşınmazda oturan kiracılardan taşınmazları boşaltmasını istemesi üzerine durumu öğrendiğini, devredilen paylar için davalıdan para almadığını ileri sürerek kendisinin 82/170 payı, davalının ise 44/170 payı olacak şekilde tapu kaydının iptali ile tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; zamanaşımını geçtiğini, temlikten sonra davacının kendisi adına kiraları topladığını ve kurumlarda işlem yaptığını, davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, eşi ile birlikte çalışarak elde ettiği birikimleri taşınmazın alınması ve yapılması için harcadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2019 tarihli ve 2017/361 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararıyla; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/794 Esas, 2019/1282 Karar sayılı kararıyla; davacı tanığı …, davalı tanıkları …, … ve … …’in beyanları ve davacının 26.11.2008 tarihinde Zeytinburnu Belediye Başkanlığına verdiği emlak beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya 11.08.2005 tarihinde ne miktar hisse sattığını bildiği sonucuna varıldığı ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 13.01.2021 tarihli ve 2019/4584 Esas, 2021/95 Karar sayılı kararı ile “…dava 8.000 TL değer gösterilmek suretiyle açılmış olup yargılama sırasında keşfen dava konusu taşınmazın değeri tespit edilmediği gibi harç ikmal edilmeden sonuca gidilmiştir. Hal böyle olunca, taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu’nun 16 ncı maddesi uyarınca dava değerinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, tarafların ve dava dışı … …’in emlak vergi beyanları incelendiğinde davalının taşınmazda bir dükkan ve bir dairesi olduğunun ortaya çıkacağını, davalının tüm kiracılara kiranın kendisine ödenmesi için ihtar çektiğini, bunun ikrar ve kesin delil niteliğinde olduğunu, temlikin hile, hata ve aldatma suretiyle yapıldığının sabit olduğunu, kiracılara çekilen ihtarnameden şüphelenerek durumu araştırdığında fazla verdiği payı öğrendiğini ve süresinde dava açtığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 39/1. maddesinde; “Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.” hükmü düzenlenmiştir.
Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.