Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6320 E. 2023/2886 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6320
KARAR NO : 2023/2886
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel, aksi halde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, mirasbırakanı …’un uzun yıllar Almanya’da çalıştığını, biriktirdiği paraları o dönemde davalı eşi …’ya gönderdiğini ve davalı … tarafından da bu paralar ile 3 ada 55 parsel sayılı taşınmaz satın alınarak adına tescilinin sağlandığını, 07.04.2015 de kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, 12.05.2015 tarihinde ise kat irtifakı tesis edildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde 8 adet bağımsız bölüm inşa edildiğini, 2,4,6 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin davalı … adına, diğer bağımsız bölümlerin ise yüklenici şirket adına tescilinin sağlandığını, davalı … tarafından 8 numaralı bağımsız bölümün oğlu …’e, 6 numaralı bağımsız bölümün ise diğer davalı oğlu …’e devredildiğini, ilerleyen süreçte davalı … tarafından 6 numaralı bağımsız bölüm ile aynı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümün trampa işlemine tabi tutulduğunu, asıl amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, muvazaalı olan işlemin iptali ile miras payı oranında adına tesciline, aksi halde bedele, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, dava konusu 3 ada 55 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından kendi birikimleri ile satın alındığını, mirasbırakanın para göndermediğini, iddiaların asılsız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.02.2021 tarihli ve 2020/164E., 2021/364 K. sayılı kararıyla; davalılar …, … ve … yönünden mirasbırakan tarafından davalı …’ya doğrudan yapılan bir devrin olmadığı, işlemin gizli bağış niteliğinde olduğu ve 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadi Birleştirme kararının uygulama yerinin olmadığı gerekçesiyle, diğer davalılar … ve … yönünden ise pasif husumet yokluğundan, tenkis iddiası yönünden ise hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın mirasbırakan …’ın Almanya’da çalıştığı dönemde davalı eşi …’ya gönderdiği paralar ile alındığını, ilerleyen süreçte taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edildiğini, 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin davalı … uhdesinde kaldığını, 8 numaralı bağımsız bölümün davalı oğlu …’e, 6 numaralı bağımsız bölümün ise diğer davalı oğlu …’e devredildiğini, davalılardan …’nın yargılama aşamasında muvazaanın varlığını doğrular mahiyette beyanda bulunduğunu, tenkis iddiası yönünden ise davalı …’nın taşınmazı edindiği tarihte satın alma gücünün olup olmadığı, tarafların ekonomik sosyal durumları araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek, kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/1745 E., 2022/902 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazda mirasbırakandan yapılan bir devir bulunmadığı, bedelin mirasbırakan tarafından verildiği iddiasının ise menkul mal bağışı vasfında bulunduğu ve ancak saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığının ispatı halinde tenkise tabii olabileceği, davacının bu yönde bir ispatının da olmadığı, hatta davalı …’in mirasbırakanın ölümü ile ödenen toplu para ve sonrasında bağlanan maaş sonucunda dava konusu taşınmazın alındığını belirttiği, diğer davalıların cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulundukları, mirasbırakanın öldüğü tarihden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, Mahkemenin 4721 sayılı TMK uyarınca 10 yıllık sürenin geçtiği şeklindeki gerekçesinin sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, aksi halde bedel, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de … Medeni Kanunu’nun 706., … Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına;

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.