Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6398 E. 2022/8530 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6398
KARAR NO : 2022/8530
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli dava sonunda Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.04.2022 tarihli ve 2020/115 Esas, 2022/184 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalılar vekilleri tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 13/12/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili gelmedi. Temyiz edilen davacılar … vd. vekili Avukat … geldi. Davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden dahili davalı … vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, süresinde verilen ve kayıt olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde, paydaşı oldukları 7 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşı olan dava dışı Nihat’a karşı ön alım davası açtıklarını, davalarının kabul edilmesine rağmen tescil hükmünün Tapu Müdürlüğüne bildirilmediğini, bu aşamada adlarına tesciline karar verilen 1/15 payın durumu bilen konumunda olan davalıya temlik edildiğini ileri sürerek, yolsuz tescil nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, aşamada Mahkeme ara kararı uyarınca zorunlu dava arkadaşlığı olduğu gerekçesiyle ara malik Süreyya’nın davaya dahil edilmesini istemişler, 28.05.2019 tarihinde davacı …’in, 15.03.2021 tarihinde ise davacı …’ın ölümü üzerinde dava dışı mirasçıları Beril davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı …, iyi niyetli olduğunu ve önceki ilişkilerden haberdar olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı …, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, oluşan kaydın yolsuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalılar tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 03.12.2019 tarihli ve 2016/13431 Esas, 2019/6210 Karar sayılı kararı ile “…Ön alım davasındaki davalı Nihat’ın payının durumu bilen konumunda olan oğlu Süreyya adına intikal gördüğü, Süreyya’nın bu durumda TMK.nın 1023. maddesi korumasından yararlanamayacağı açıktır. Ancak davalı … bakımından anılan madde uyarınca iyi niyet araştırması yapılması zorunludur… Yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda bir araştırma yapılarak davalı …’in iyiniyetli olup olmadığı, TMK’nın 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmadığı yönünde delillerin toplanılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.04.2022 tarihli ve 2020/115 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararı ile hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılarak, davalıların sosyal medyada arkadaş oldukları, birlikte fotoğraflarının bulunduğu, davalıların eşleri ve başkaca akrabalarının dahi birbiriyle arkadaşlık bağı bulunduğu, geçmiş zamanda bedeli karşılığında hisse devri gerçekleştiren kişiler ve hatta bunların çekirdek aile dışındaki akrabaları arasında bu derecede bir samimiyet, yakınlık oluşmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, tarafların isticvap beyanlarında da kendilerine gösterilen görselleri inkar etmedikleri, iyi niyet araştırması sonucunda davalı …’in devreden davalı … ile aralarındaki arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde devraldığı hissenin yolsuz olarak tescil edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, bir diğer taraftan davalı …’in yatırım amacıyla satın aldığını iddia ettiği taşınmaz hissesinin yüz ölçümünün sadece 15 m2 civarında olması, hisseli bir taşınmazın satın alınması halinde ön alım davasına maruz kalınabileceği, resmi satış senedinde gösterilen 35.000,00 TL bedelin aradan takriben 10 yıl geçtikten sonra yaptırılan bilirkişi incelemesinde tespit edilen rakamın yaklaşık üç katı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Bozma Kararı Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
5.1. Davalı … temyiz dilekçesinde özetle, tapu kaydına güvenerek taşınmazı iyi niyetli olarak emlakçı aracılığıyla edindiğini, ön alım davasından haberi olmadığını, kötü niyetin ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
5.2. Davalı … temyiz dilekçesinde özetle, ön alım davasından haberi olmadığını, taşınmazı iyi niyetle emlakçı vasıtasıyla davalı …’e temlik ettiğini, delil sunma süresi içerisinde sunulmayan fotoğrafların dikkate alınamayacağını, devir öncesi davalı …’i tanımadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705 inci maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022 nci maddesinin 1 inci fıkrasında “ Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.” hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.
6.2.2. TMK’nın 1023 üncü maddesinde; “ Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”, 1024/1. maddesinde; “ Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.” 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.” 1024/3. maddesinde; “ Böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
6.3. Değerlendirme
Dairenin (IV/2.) numaralı paragrafta belirtilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/3.) numaralı paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacılar vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı 376,69 TL bakiye onama harcının davalılardan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.