YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6448
KARAR NO : 2023/2629
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde, mirasbırakan babaları …’in 40 ada 13 parsel sayılı taşınmazını erkek çocukları lehine mal kaçırma amacıyla davalı …’ye temlik ettiğini, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile muris adına tesciline, mümkün olmazsa tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın muris …’le ilgisi olmadığını, taşınmazın ilk maliklerinin … … ve … … kardeşler olduğunu, onların taşınmazı …’nın da kendisine sattığını belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları yargılamaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2016/177 Esas, 2018/465 Karar sayılı kararı ile bakiye harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 04.12.2020 tarihli ve 2018/2010 Esas, 2020/1499 Karar sayılı kararı ile usulüne uygun olarak harcın tamamlatılması ve taraf teşkilinin sağlanması, davaya katılmayan ortakların olurunun alınması ya da miras şirketine … Medeni Kanunu’nun 640 ıncı maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi, sonrasında hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar istinaf dilekçelerinde özetle; davalının hayatını kaybetmesi nedeniyle yemin teklifi hakları akim kalacağından davadan feragat ettiklerini, talep ve Mahkeme kararı olmadan davalının mirasçılarının davaya dahil edilmesi mümkün olmadığından taraf teşkili sağlanmadığını, davalıya yetki ve süre verilmediği halde kesin süre tamamlanmadan davalı tarafın eksik harcı tamamlamasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel Mahkemece kesin süre bittikten sonra eksik harç tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, takdir edilen vekalet ücreti maktu olması gerekirken, nisbi vekalet ücreti verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’nin ölümü üzerine vekilinin davalının veraset ilamını ve tüm mirasçılarının vekaletnamelerini Mahkemeye sunarak davalı mirasçılarını davaya dahil ettiği, kamu düzeninden olan taraf teşkilinin bu şekilde sağlandığı, bu hususta davacı yanın talepte bulunmasının veya Mahkemece bir ara karar kurulmuş olmasının zorunlu olmadığı, davalı vekilinin 12.10.2021 tarihinde keşfen belirlenen dava değeri üzeriden 12.693,00 TL eksik nispi harcı da tamamladığı, davacıların muris adına tescil talebiyle açtıkları bu davadan 11.01.2022 tarihli celsede feragat ettikleri, davalı tarafın ise yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin devam ettiği, davadan feragat eden davacıların, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan (talepten) vazgeçtiği, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesinin uyarınca harcı tamamlanan dava değeri ile feragatin ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra yapıldığı gözetilerek vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar temyiz dilekçelerinde özetle, İlk Derece Mahkemesinin davalı tarafın hayatını kaybetmesi üzerine kendilerine murisin mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve eksik harcın yatırılması için iki haftalık kesin süre verildiğini, kesin süre içerisinde bir istekte bulunmadıklarını, davalı tarafın kendilerini davaya dahil ettiklerini ve davada taraf sıfatı kazanmalarının mümkün olmadığını, kendilerinin davadan feragat ettiklerini, davalıların verilen kesin süre tamamlanmadan eksik harcı tamamlamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendilerince eksik harç tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin maktu olması gerekirken, nispi takdir edilmesinin hatalı olduğunu, hakkın kötüye kullanıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davadan feragat nedeniyle hükmedilecek yargılama giderine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 307 nci maddesinde “Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”
309 uncu maddesinde “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.”
310 uncu maddesinde “(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2)(Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. (3)(Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.”
311 … maddesinde “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.”
312 nci maddesinde “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.”
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 6 ncı maddesinde ise “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükümleri düzenlenilmiştir.
Bilindiği üzere, terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve el atmanın önlenmesi gibi davaların dışında tereke adına açılacak davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca, mirasçılardan bir tanesinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların davada muvafakatlerinin sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği (4721 sayılı … Medeni Kanunu 640 ıncı maddesi) tartışmasızdır. Mirasçı olmayan kişiye karşı ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması vs hukuki nedenlerine dayalı miras payı oranında açılan tapu iptal ve tescil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı, tereke adına dava açılmadığına göre terekeye temsilci tayin edilerek yargılamaya devam edilmesinin de pay oranında açılan davanın dinlenmesini mümkün hale getirmeyeceği de açıktır.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, davacıların eldeki davayı terekeye iade istemli açtıkları ancak davacılar haricinde mirasbırakanın dava dışı mirasçıları da olduğu, TMK’nın 640 ıncı maddesi uyarınca diğer mirasçıların muvafakatları alınmadan veya terekeye temsilci atanmadan davacıların davalarından feragat ettikleri ve taraf teşkili sağlanmadan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür. Bu durumda taraf teşkili sağlanmadığı gözetilerek HMK’nın 312 nci maddesi ve AAÜT’nin 6 ncı maddesi hükümleri uyarınca davacıların paylarına isabet eden değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacılar aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370 … maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinde yer alan ” 54.712,00″ ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “32.477,06” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.