Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6753 E. 2023/1683 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6753
KARAR NO : 2023/1683
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma günü olarak saptanan 21.03.2023 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili Avukat … ile temyiz edilen davalı … vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, çekişmeli 185 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların eşi … …’e miras yoluyla intikal ettiği; bahsi geçen taşınmazların kök muris … …’in sağlığında yaptığı paylaşım neticesinde müteveffa eşi … …’e isabet ettiği; ne var ki kadastro sırasında dava dışı kayın biraderi … … adına tespit ve tescil edildiği, ardından … … tarafından kardeşi olan davalıya satış suretiyle kayden temlik edildiğini hatalı kadastro çalışması nedeniyle oluşan tapu kaydının ve ardından kötü niyetli biçimde davalıya satış suretiyle temlik işleminin iptali ile taşınmazların tapu kayıtlarının davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Tensip zaptıyla karar verildiğinden davalı taraf savunma dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak, Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kadastro çalışmasının hatalı yapılması sonucunda davacıya ait olan taşınmazın ardından yapılan kötü niyetli satış sonunda davalı adına tapuya kayıt ettirildiği; taşınmaz üzerinde davacının yıllardır ikamet ettiği konutunun bulunduğu, hak düşürücü sürenin taşınmazın bedelsiz olarak tapu kaydının iptali imkanı sağladığı, oysa ki davacının mahkeme tarafından belirlenecek bedeli davalıya ödemek suretiyle taşınmazı geri almaya hazır olduğunu bu nedenle hak düşürücü süreden bağımsız olarak uyuşmazlığın bu suretle çözülmesinin önünde hukuken bir engel bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle yerel mahkemenin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kadastro çalışmasının hatalı yapılması sonucunda davacıya ait olan taşınmazın ardından yapılan kötü niyetli satış sonunda davalı adına tapuya kayıt ettirildiği; taşınmaz üzerinde davacının yıllardır ikamet ettiği konutunun bulunduğu, hak düşürücü sürenin taşınmazın bedelsiz olarak tapu kaydının iptali imkanı sağladığı, oysa ki davacının mahkeme tarafından belirlenecek bedeli davalıya ödemek suretiyle taşınmazı geri almaya hazır olduğunu bu nedenle hak düşürücü süreden bağımsız olarak uyuşmazlığın bu suretle çözülmesinin önünde hukuken bir engel bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi: ‘’Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.’’ şeklinde düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyiz isteğine konu kararda; Mahkemece davanın 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde belirlenen hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerinde başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 08.02.2009 tarihi ile davanın açıldığı 04.10.2021 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Aşağıda yazılı 99,20 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.