Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6758 E. 2022/7661 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6758
KARAR NO : 2022/7661
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : KEMER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Kemer ilçesi, Merkez Yeni Mahallesinde kain ve imar uygulaması sonucunda 6 ada 1 parsel sayısını alan çekişmeli taşınmazın 31/12/1985 gün 8541 sayılı işlem ile davalılar murisi … tarafından davacıya satıldığını, daha sonra bu satışın Antalya ….. Noterliğinin 06/01/1986 tarihli, 1281 sayılı satış işlemi ile yeniden teyit olunduğunu, kadastroda satışa konu taşınmazın 136 ve 546 parsellere bölündüğünü, 546 no.lu parselde satıcıya ait tüm payın davacıya geçtiği ancak 136 parselde davacıya düşen payın 546 no.lu emsal parseldeki 20/64 oranında olması gerekirken 178,50 m²’ye tekabül eden 12,64 m² payının satıcı …’ye yeniden verildiğini, davacıya ise 8/64 oranının verildiğini ileri sürerek 6 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 12/64 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline aksi takdirde 1985 ve 1986 yılı satış bedeli olarak 200.000,00 TL’nin ödeme tarihinden bugüne kadarki değerinin denkleştirici adalet kuralına göre hesaplanması, olmadığı takdirde keşif rayiç değerinin reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar …, …, … ve …, ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, murislerinin 2.756 m² alandaki 1/8 hissesini davacıya sattığını, Antalya …. Noterliğinin anlaşma senedi başlıklı belgesinde satılan yerden arta kalan yer olursa bedeli mukabilinde davacıya satacağının beyan edildiğini, Kemer Kadastro Mahkemesinin 2010/3 E., 2013/48 K. sayılı kararı ile davacının aldığı 1/8 payın 136 ve 546 parsele revizyon gördüğü için 8/64 payının davacı adına tesciline, bunun dışında satılan başka pay olmadığı için de 12/64 payının murisleri adına tesciline karar verildiğini, kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, kesin hükmün söz konusu olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kemer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/60 Esas, 2018/22 Karar sayılı kararıyla; davacı ile muris arasındaki satış vaadi sözleşmesine göre 2.680 m²lik hissenin davacıya satıldığı, bunun dışındaki kalan yerin davalılar murisine ait olduğu, fazlalığın ilerde bedel karşılığı davacıya satacağının vaad edildiği belirtilerek anlaşıldığı, 2.680 m²’lik yer dışında kalan yerin murise ait olduğundan davacının adına tescil edilmeyen kısımları olduğu iddiasının kabul görmediği, Antalya Kadastro Mahkemesinin 2016/65 E., 2016/43 K. sayılı kararının kuvvetli delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek satışta taşınmazın hiçbir bölümünün …’ye kalmadığını, payın tamamının davacıya satıldığını, geride pay kalmadığı için 136 parseldeki 12/64 payının tamamının davacıya ait olduğunu, davalıların bu nedenle haksız zenginleştiğini, mahkemece ölçümler tam yapılmadan ve yetersiz inceleme ile davanın reddedildiğini, kesin hüküm kuralının uygulanamayacağını ileri sürerek, kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.10.2018 tarihli ve 2018/307 Esas, 2018/469 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın 17/12/1954 tarihli, 52 sıra numarası ile tapu siciline tescilli taşınmazın davalılar murisi adına kayıtlı 1/8 payını Kadastro Mahkemesinde davalı olduğunu bilerek 31/12/1985 tarihli, 18 no.lu tapu kaydı ile satın aldığı, kadastro sırasında 136 ve 546 no.lu parsellere revizyon gördüğü, taraflar arasında bu satış işleminden sonra Antalya…. Noterliğince tanzim olunan 06/01/1986 tarihli, ….. yevmiye numaralı anlaşma senedi ile 2680 metrekarelik yer dışında kalan taşınmaz kısımlarının muris ….’ye ait olduğu ve fazlalığın ilerde bedel karşılığı davacıya satılacağının vadedildiğinden, taraflar arasındaki alım satımın satıma konu tapu kaydındaki pay kadar olduğu, bu pay miktarının bedelinin ödendiği, paydan fazla kalan kısmın ise bedelinin ödendiğine ilişkin anlaşma senedi içeriğinde bir beyan bulunmadığı gibi ileride ödenecek bedel karşılığı satılacağının vadedilmesi nedeniyle bedelin ödenmediğinin kabulünün gerektiği, bedelin ödendiği hususunun ispat külfetinin davacı tarafta bulunduğu, davacının satın aldığı hissenin karşılığı payını 546 ve 136 parsel sayılı taşınmazlarda sırasıyla 20/64 ve 8/64 pay olarak aldığı ve adına tescil edildiği, başkaca hakkının bulunmadığı, ilk derece mahkemesince tapu iptal ve tescil ile terditli açılan alacak davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava dilekçesi ve istinaf dilekçesini içeriğini tekrar ederek Kadastro Mahkemesinde dava reddedilmiş ise de davacının kendi hatası nedeniyle temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, yargılamanın yarım kaldığını, eldeki ikinci davanın HMK’nın 303/4. maddesine dayalı olduğunu, sonradan oluşan hükümlerle müktesep haklara dokunulamayacağını, davacının ağır mağduriyete uğradığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Kadastro sonucunda Antalya ili, ….. ilçesi çalışma alanında bulunan …. parsel sayılı 1.275,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazlar narenciye bahçesi ve kagir ev niteliği ile tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle…. ve müşterekleri adına hisseleri oranında tespit edilmiş, hükmen davaya konu … Acun payı 12/64 hisse olarak 14.10.2016 tarihinde tescil edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastrodan önceki sebeplere dayanan tapu iptali ve tescil terditli olarak ödenen bedelin tazmini istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13. maddesinde “Tapuda kayıtlı taşınmaz mal: A) Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi adına, b) Kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına, c) Mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi adına, B) Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına, b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına, c) (Değişik: 3/5/2012-6302/4 md.) Kayıt sahibinin yirmi yıl önce gaipliğine hüküm verilmiş veya tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit olunur. Noter tarafından tespit ve tevsik edilen muvafakat beyanı veya düzenlenen satış vaadi senedi teknisyen huzurunda yapılmış muvafakat sayılır.
40. maddesinde “Çalışma alanlarında, kadastroya başladıktan sonra her türlü akit ve tescil işlemleri taşınmaz malların o andaki kadastro tespit durumu, kadastro müdüründen sorularak alınacak cevaba göre tapu sicil müdürlükleri tarafından yapılır ve kayıt örnekleri derhal kadastro müdürlüğüne gönderilir. / Kadastro tespiti kayıt sahibi veya mirascılarından başkası adına yapılmış ve kesinleşmemiş ise, kadastro sonucunu beklemeleri, ilgililere tebliğ olunur; ancak ilgililer kadastro sonunda hasıl olacak kesin durumu kabul edeceklerini noterde düzenlenmiş bir belge ile veya tapu sicil müdürü huzurunda tespit olunacak ifadeleri ile beyan ederek, aktin veya tescilin yapılmasını isterlerse, bu işlemler tapu sicil müdürlüğünde yapılır ve keyfiyet derhal kadastro müdürlüğüne, dava açılmış ise kadastro mahkemesine bildirilir. / İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve benzeri kararlarla ilgili talepler tapu sicil müdürlüğünce derhal tapu siciline işlenmekle birlikte kadastro tutanağına da geçirilmek üzere resen kadastro müdürlüğüne veya dava açılmış ise kadastro mahkemesine bildirilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, (IV/3.) numaralı paragrafında yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinin yerinde olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 44,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/11/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.