Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6759 E. 2023/4297 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6759
KARAR NO : 2023/4297
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/679 E., 2022/1013 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/717 E., 2020/260 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, bedele yönelik davanın tüm davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı … Otomotiv ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … ve … Otomotiv’in istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı … ve … Otomotiv vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde, … Ayakkabıcılık şirketinin 257 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümleri satın alırken 1.060.000,00 TL kredi kullandığını ve banka lehine ipotek tesis edildiğini, 23.11.2011 tarihinde taşınmazların önceki maliki dava dışı … ve davalı … Otomotiv’in sahibi olan davalı …’ın kendisinin yanına geldiklerini ve bankaya olan borçlarına karşılık olarak taşınmazların …’a devrini önerip borçlar bittikten sonra taşınmazların geri alınacağını belirterek kendisini ikna ettiklerini, aynı gün taşınmazların davalı … Otomotiv’e devri için vekaletname düzenlenildiğini ve taşınmazların vekaletname ile … Otomotiv’e aralarında temlik edildiğini, aralarında düzenlenen protokole göre taşınmazların kalan borcunu …’in ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, teminat için bir de bono düzenlenildiğini, …’in protokole rağmen borçları ödemediğini, taksitleri kendisinin bankaya ödediğini, davalı …’ın da taşınmazları iade etmeye yanaşmadığını ve bono ile aleyhine takip başlattığını, açılan dava sonucunda bononun iptaline karar verildiğini, taşınmazların kendisine iade edileceğine inanarak devrettiğini, kandırıldığını, bedel almadığını, davalıların kötü niyetli olarak birlikte hareket ettiklerini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile … Ayakkabıcılık adına tesciline, mümkün olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP
Davalı … Otomotiv ve … cevap dilekçelerinde, davacı …’ın dava konusu taşınmazlarla hiçbir ilgisi olmadığını, onun yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davalı … yönünden de davanın husumetten reddi gerektiğini; davacıların iddialarının akla aykırı olduğunu, … Ayakkabıcılığın protokolle kararlaştırılan ödemeleri yaptığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Davalı … cevap dilekçesinde; …’ı, …’ı ve …’i davaya konu alım satım işlemleri nedeniyle tanıdığını, taraflarla defalarca görüştüğünü, aralarındaki sorunun çözülmesi için uğraştığını, tarafların güvenini kazandığını, bunun üzerine kendisinin tapunun devri için vekil tayin edildiğini, anlaşmaları uyarınca tapuların devrini yaptığını, … Otomotiv’in satış bedelini ödediğini, taşınmazların ipoteksiz verilmesi gerekirken ipotekle yükümlü olarak devredildiğini, ipotek borcunu ödemeyi kabul etmelerine rağmen davacıların ödemeyi yapmadığını, azilnamenin üzerinden beş yıl geçtikten sonra davanın açıldığını, davacıların tehdit edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Kayıt maliki … dilekçesinde, taşınmazı iyiniyetli olarak edindiğini, 12 bağımsız bölümden oluşan binanın internet üzerinden ilanının verildiğini, tapuya güvenerek tüm binayı satın aldığını, banka aracılığıyla ödemenin yapıldığını, taşınmazda kiracı olan sağlık kurumunun da kirayı kendisine ödediğini, satıcı … ve diğer taraflarla herhangi bir yakınlığı olmadığını, davacıların kedisinin kötü niyetli olduğunu iddia etmediğini, buna ilişkin bir delil de olmadığını, inançlı işlem iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığını, hile iddiası varsa bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı …’ın dava konusu taşınmazlarda öncesinde malik olmadığı gerekçesiyle onun yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine; davalı Şirketin taşınmazların maliki olmadığı ve davacılar tarafından vekalet de verilmediği gerekçeleriyle davalı Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine; bedele yönelik davanın ise tüm davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … Otomotiv ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; önceki iddia ve itirazlarını tekrarlayarak kararın kaldırılmasını istemişlerdir.
Davalı … ve … Otomotiv istinaf dilekçelerinde özetle, kararın gerekçesinde davacı … Ayakkabıcılık’ın taleplerinin hukuki zeminin olmadığının belirtildiğini, bu nedenle tapu iptal ve tescil isteğinin Şirket yönünden esastan reddi gerektiğini, …’ın kayıt maliki olmadığını ve onun yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazların dava tarihinden 6 ay öncesinde …’e temlik edildiği, dahili dava yoluyla kimseye taraf sıfatı kazandırılamayacağı, HMK’nın 124 üncü maddesinin şartlarının gerçekleşmediği, HMK’nın 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da davanın kayıt malikine yönetilmediğinden tapu iptali ve tescili talebinin dinlenilmeyeceği, terditli tazminat talebinin de değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … ve … Otomotiv’in istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … ve … Otomotiv vekili, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ile davalı … ve … Otomotiv vekili, istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemişlerdir.

Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle, lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.05.02.1947 tarihli, 20/6 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı;

2.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 111 inci ve 124 üncü maddeleri ile 140 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası,

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriğinden; dava konusu 257 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin 18.08.2010 tarihinde davacı … Ayakkabıcılık adına tescil edildiği, sonrasında … Ayakkabıcık adına vekil Mustafa tarafından taşınmazların 25.11.2011 tarihinde davalı … Otomotiv adına devredildiği, … Otomotiv tarafından da 25.05.2016 tarihinde …’e temlik edildiği, davanın 21.11.2016 tarihinde açıldığı, 25.01.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında “uyuşmazlığın davacı ile davalılardan … ve dava dışı … arasında ilgili taşınmazların davacının bankaya borçları karşılığı …’a devri, borçlar ödendikten sonra davacı tarafa iadesine ilişkin bir anlaşma yapılıp yapılmadığı, böyle bir anlaşma yapılmış ise anlaşma uyarınca gayirmenkullerin mülkiyetinin davacı tarafa devrinin gerekip gerekmediği, bu mümkün değil ise taşınmazların bedelinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesinin mümkün olup olmadığı, davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu” şeklinde tespit yapıldığı görülmüştür.

2. Hemen belirtmek gerekir ki, Mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili olarak nitelendirildiği gözetilerek HMK’nın 140 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uyuşmazlığın bu hukuki sebep esas alınmak suretiyle çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.

3. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince davanın inançlı işlem olarak nitelendirilmesinde, taşınmazların 25.05.2016 tarihinde …’e temlik edildikleri ve davanın 21.11.2016 tarihinde açıldığı gözetilerek HMK’nın 124 üncü maddesinin uygulanmamasında ve dahili dava yoluyla kimseye taraf sıfatı kazandırılamayacağı belirterek kayıt maliki … yönünden inceleme yapılmamasında bir isabetsizlik yoktur.

4. Diğer taraftan, davacılar aslilik – ferilik ilişkisi kurulmak suretiyle tapu iptali ve tescil isteğinin mümkün olmaması halinde davalılardan tazminat isteğinde bulunmakla taleplerini terditli olarak ileri sürmüşlerdir. HMK’nın 111 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince terditli davada, asli talebin esastan reddine karar vermedikçe, terditli talebin incelenemeyeceği açıktır. Ne var ki, eldeki davada davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla birlikte taşınmazların dava açılmadan önce …’e temlik edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere HMK’nın 124 üncü maddesinin somut olayda uygulanmasına imkan bulunmadığı gibi kayıt malikinin sonradan davaya dahil edilmesinin de mümkün olmadığı, bu durumda davacıların kayıt maliki olmayan davalılardan tapu iptali ve tescili talebinde bulunamayacakları gözetilerek kayıt maliki … dışındaki davalılar yönünden davacıların terditli talepleri olan bedel isteğinin incelenmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizdir.

5. Hal böyle olunca, davacıların bedel isteği yönünden inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin, davalı … ve … Oto vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulüne,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.