Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6783 E. 2022/7357 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6783
KARAR NO : 2022/7357
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 13/10/2021 tarihli, 2020/1096 Esas – 2021/1405 Karar sayılı kararın, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine 02/12/2021 tarihli ek karar ile davalı tarafın temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 346/1. maddesi uyarınca süreden reddine ilişkin olarak verilen karar, süresinde davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 01.06.2022 Çarşamba günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ….. ile temyiz edilen davacı vekili Avukat …… geldiler, duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 632 ada 82 parseldeki 6 no.lu bağımsız bölümünü davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, yaşlı ve kimsesiz olduğunu, kendisi ile ilgili yapılan işlemlerde devamlı şekilde aynı doktordan rapor alındığını, davalının boşandığı halde fiilen birlikte yaşadığı dava dışı ….. ile diğer dava dışı kişiler tarafından kandırıldığını, akitte gösterilen bedel ile taşınmazın rayiç bedeli arasında fahiş fark olduğunu, ivazlar arasında açık nispetsizlik bulunduğunu, gabin şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davacının dava konusu taşınmazın satışını önerip, satış için ısrar ettiğini, taşınmazın rayiç bedelle satın aldığını, davacının taşınmazda oturmak istemesi üzerine taşınmazın sadece çıplak mülkiyetinin devredildiğini, bedelin de bu husus dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ehliyeti olduğu konusunda hiçbir duraksama bulunmadığını, irade sakatlığı hallerinin olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/06/2020 tarihli ve 2017/19 Esas, 2020/87 Karar sayılı kararıyla, aşırı yararlanma iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, savunmalarını tekrarlayarak İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu bildirip kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 13/10/2021 tarihli ve 2020/1096 Esas, 2021/1405 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; İstinaf Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, 02/12/2021 tarihli ek karar ile, temyiz başvurusunun iki haftalık yasal süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle HMK’nın 366. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 346/1. maddesi uyarınca, temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 02/12/2021 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, Avukat …’in 26/07/2018 tarihli dilekçesi ile dosyadan el çektiğini, bu tarihten sonra davayı kendisi takip etmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dosyadan el çeken avukata tebliğinin usulsüz olduğunu, kararın hazırlandığı ve tebliğe çıkarıldığını 25/11/2021 tarihinde öğrendiklerini, kararı süresinde temyiz ettiklerini ileri sürerek ek kararın kaldırılması ile 13/10/2021 tarihli asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesini istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aşırı yararlanma hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02/12/2021 tarihli ek kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 361/1. maddesinde, “Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.”, 366. maddesinde, “ Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.”, 346. maddesinde, “(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.” hükümlerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Davalının, davada kendisini temsil etmeleri için Av. … ile Av. …’e vekaletname verdiği, İlk Derece Mahkemesi kararının 27/07/2020 tarihinde Av. …’e tebliğ edildiği, kararın Av. … tarafından süresinde istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 13/10/2021 tarihinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın Av. …’e 26/10/2021 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, Av. …’in kararı yasal temyiz süresi geçtikten sonra 01/12/2021 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili Av. … temyiz dilekçesinde, davalının diğer vekili olan Av. …’in 26/07/2018 tarihli dilekçesi ile dosyadan el çektiğini, bu nedenle Av. …’e Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürmüş olup; Av. …’in ıslak imzasını taşıyan 26/07/2018 tarihli dilekçesinde, vekillik görevinden çekildiğini beyan edip bu kapsamda dilekçesinin karşı tarafa tebliği ile UYAP kaydının silinmesini talep ettiği görülmekte ise de, fiziki dosya içerisinde bulunan bu dilekçenin havalesinin olmadığı gibi UYAP ortamına da kaydedilmediği, Dairemizin 01/06/2022 tarihli geri çevirme kararı sonucunda, Mahkemenin de, belirtilen dilekçeye ilişkin bilgisinin bulunmadığı, bu hususta Mahkemece, herhangi bir işlem de yapılmadığı, dilekçenin dosya içerisine ne zaman ve ne şekilde yer aldığının da anlaşılamadığı sonucuna varılmakla, dosyaya usulünce ibraz edilmeyen vekillikten çekilme dilekçesine hukuki sonuç bağlanamayacağı kuşkusuzdur.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) no.lu paragraftaki gerekçeyle yazılı şekilde ek karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesinin usul ve yasaya uygun olan 02/12/2021 tarihli ek kararının ONANMASINA, 20.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/11/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.