Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6827 E. 2023/3263 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6827
KARAR NO : 2023/3263
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan … …’nın 1974 yılında, mirasbırakan…’nın da 1997 yılında öldüğünü, kendilerinin ise mirasbırakanların kız çocuklarından torunları olduklarını, mirasbırakan … …’ya ait taşınmazların tapulama sırasında oğlu ve davalıların da mirasbırakanı olan … … adına tescil edildiğini, 2840 ada 59 parsel (eski 962 parsel), 2851 ada 22 parsel (eski 1349 parsel), 2851 ada 23 parsel (eski 1350 parsel) sayılı taşınmazların mirasbırakana ait olup, mirasbırakanın tapulama memurları önünde verdiği bir muvafakat beyanı olmadığını, kız çocuklardan mal kaçırıldığını, …’in dava konusu taşınmazları 3. kişilere satış yoluyla devredip bir süre sonra davalı oğlu … üzerine aldığını, davalı …’in de aynı şekilde bedelsiz devirler yaptığını, dava konusu eski 962 parselin 17/12/1969 tarihinde kesinleşen tapulama tutanağı ile davalıların ortak mirasbırakanı … … adına tescil edildiğini, …’in bu taşınmazı 18/03/1992 tarihinde dava dışı 3. kişi …’ye satış yoluyla devrettiğini ve adı geçenin de 16/07/1992 tarihinde davalı …’ya satış yoluyla devrettiğini, eski 1349 parselin de … adına tespit edildiğini, eski 1350 no.lu parsel mirasbırakan … adına tescil edilmiş ise de ölümü ile eşi… adına 28/09/1993 tarihli taksim işlemiyle tescil edildiğini, mirasbırakan Şerife’nin de bu parseli 01/10/1993 tarihinde davalı torunu …’ya satış yoluyla temlik ettiğini, davalı …’in de 28/06/1994 tarihinde dava dışı kayınpederi …’na devrettiğini, bu kişinin de dava dışı 3. kişi …’a, adı geçenin de 19/12/2012 tarihinde davalı …’ya satış yoluyla temlik ettiğini, muvazaanın sabit olduğunu, davalı … adına kayıtlı eski 1351 parsel ile 1349 parselin tevhit edilerek 2851 ada 32 parsel numarasını alıp, 33 ve 34 parsel olarak ifraz edildiğini, 33 parselin davalı …, 34 parselin davalı … adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, dava konusu 2840 ada 59 parsel (eski 962 parsel), 2851 ada 23 parsel (eski 1350 parsel), 2851 ada 22 (eski 1349 parsel), 2851 ada 33 ve 34 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.

II. CEVAP
Davalılar, dava konusu taşınmazların 30/08/1969 tarihinde davalıların mirasbırakanı … … adına senetsizden tespit edildiğini, Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, tapulu taşınmazın tapu memuru önünde satış yoluyla temliki durumunda muris muvazaasına ilişkin İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabileceğini veya mirasbırakanın kadastro memuru önünde bu doğrultuda beyanda bulunması gerektiğini, dava konusu taşınmazların tapulu olmayıp senetsizden tespit gördüğünü, mirasbırakandan intikal eden başkaca taşınmazlar da olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2015/531 E – 2019/70 K. sayılı kararıyla; taşınmazların zilyet mirasbırakan … …’dan kadastro tespiti sırasında oğlu …’e, mirasbırakanın rızası, muvafakati bulunmadan, imzası alınmadan geçirildiği, sonraki satışların da bedelsiz olup, gerçek satış olmadığı, tapulama tutanaklarının geçersiz, oğul … … yaptığı silsile yoluyla satışların da bedelsiz ve mal kaçırma amaçlı olduğu, muvazaa iddiasının ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/879 Esas, 2021/621 Karar sayılı kararıyla; çekişme konusu taşınmazlarda mirasbırakan … … tarafından tapu memuru önünde yapılan temliki bir işlem bulunmadığı, tapusuz taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin devrinden ibaret olan işlemin hiçbir şekil şartı aranmaksızın geçerli olduğu ve bu suretle devredilen haklar bakımından 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın uygulama yeri bulunmadığı, bir başka ifadeyle tapusuz taşınmazların mülkiyeti zilyetliğin devri suretiyle geçtiğinden, bu tür temliklerin muris muvazaasına konu olamayacağı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 22.02.2022 tarihli ve 2021/2459 E -2022/1384 K sayılı kararı ile; “… dava konusu 2851 ada 33 ve 34 no.lu parseller (öncesi 22 parsel) ile 2840 ada 59 parsel sayılı taşınmazın kadastro işlemiyle senetsizden davalı …’nın babası … … adına tespit gördüğü anlaşılmakla, bu taşınmazlar yönünden muris muvazaasına ilişkin 01/04/1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gözetilerek, anılan taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekilinin bu yönlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Dava konusu 2851 ada 23 parsel sayılı taşınmaza gelince; bu taşınmazın mirasbırakan … … adına kadastro yoluyla tespitinden sonra, mirasbırakan … …’nın ölümü üzerine mirasçıları olan eşi… ile çocuklarına intikal ettiği ve taksim yoluyla mirasbırakan… adına tescil edilip, onun tarafından da 01/10/1993 tarihinde satış yoluyla davalı torunu …’ya temlik edildiği, daha sonra bu taşınmazın satış yoluyla dava dışı 3. kişilere devredilip, en son tekrar satış yoluyla davalı … adına tescil edildiği tapu kayıtları ile sabit olup, bu taşınmazla ilgili olarak mirasbırakan… tarafından davalı torun …’ya yapılan 01/10/1993 tarihli satış işlemi ile sonrasında yapılan satış işlemleriyle davalı … adına tescili dava konusu edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ile davalı …’nın, mirasbırakanın tek erkek evladından olma torunu olduğu, mirasbırakan Şerife’nin bu taşınmazı satmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı, birlikte yaşadığı oğlu … ile davalı torunu Halil’in gözetilmesi suretiyle taşınmazın önce davalı …’e satış yoluyla devredilip, daha sonra ara malikler kullanılmak suretiyle tekrar davalı … adına dönmesinin sağlandığı nazara alındığında, bu taşınmaz yönünden temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu 2851 ada 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacıların miras payları oranında davanın kabulü ile iptal tescile karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davadaki taleplerinin, iddia ve delillerinin, tanık beyanlarının, tapu kayıtları ve ek bilirkişi raporunun temyiz sonrası incelenmediğini ve değerlendirilmediğini, dava konusu 22 parsel sayılı taşınmaz ile 23 parsel sayılı taşınmazın aslında köy evi niteliğinde tek bir taşınmaz olduğunu, muris … …’nın tapulama tutanaklarında kadastro teknisyenleri huzurunda verilmiş muvafakat bildirimi, beyanı ve imzasının bulunmadığını, bu durumun bilirkişi kurulu raporunda da tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince, haklarında ret kararı verilen (2840 59 parsel ve 2851 ada 22 -34-) taşınmazların murisin zilyetliğinde bulunduğunu, tapulama tutanaklarının geçersiz olduğunu, … … silsile yoluyla yaptığı satışları da bedelsiz, mal kaçırma kastı ile gerçekleştirdiğini tüm dosya kapsamı ile kanıtladıklarını, harç ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazların tamamının senetsizden zilyetlikle davalıların mirasbırakanı adına tapuya tescil edildiğini, davacıların açtıkları davanın TMK.nın 2.maddesi anlamında hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, … … mallarının mirasçıları arasında taksim edildiğini ve temyize konu 23 parsel sayılı taşınmazın taksim neticesinde…’ya bırakıldığını, davanın muris …’in tasarruflarına ilişkin olması nedeniyle 01.04.19974 tarih ve 1/2 sayılı İBK’nın uygulanmasının mümkün olmadığını, yargılama harçları ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de … Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., … Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 1.004,42 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan, 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.