Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6855 E. 2022/6895 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6855
KARAR NO : 2022/6895
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin açılan davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar süresi içinde davacı vekili temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı …, 2007 yılında Olur İlçesi …. Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı olarak tespit harici bırakılan ve maliki olduğu 151 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bitişiğindeki bölümü imar-ihya ettiğini, 40 yılı aşkın süredir çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet olduğunu ileri sürerek ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, davanın haksız ve yersiz açıldığını, dava konusu edilen taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2019 tarihli ve 2018/449 E. 2019/357 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 1994 yılından önce imar- ihyasının başlamış olabileceği kanaatine varılmış ve baraj sahasında kalan alan için özel mülkiyete konu edilerek tescil hükmü kurulamayacağı gerekçesi ile mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairemizin 10.11.2021 tarihli 2021/3970 E., 2021/6698 K. sayılı kararı ile; “ Jeodezi ve Fotogrametri uzmanı bilirkişi raporunda çekişmeli bölümün dere etkisinden kurtulma tarihinin 1989 ile 2002 yılları arasında olduğu, imar-ihyanın 2003 yılında başlamış olduğu, sınırdaki ağaçların hava fotoğraflarına göre en erken 2002 de var olduğu hususlarının belirtildiği, iki kişilik ziraat raporunda taşınmazın sınırında 15-20 yaşlarında 18 adet kavak ağacı ve bir adet ayva ağacı olduğu ve diğer ağaçların yaşlarının ise 20 yaşından küçük olduğu, taşınmazın yaklaşık son 10 yıl bakımsız kaldığı, bazı bölümlerinde organik tabakanın azaldığı hususlarının tespit edildiği, dosyadaki mevcut fotoğraflardan taşınmazın yer yer taşlık ve kendiliğinden yetişen otlarla kaplı olması sebebi ile taşınmaz üzerinde uzun süredir tarım yapıldığına dair emare bulunmadığı, ağaçların hepsinin davacı tarafından dikilmediği, davacının sadece meyve ağaçlarını diktiği, dava konusu yerin sınırında dere olması nedeniyle kavak ağaçlarının kendiliğinden yetiştiği, davacının 10-15 yıl önce taşınmazı temizlediğini bildirdiğinden, dava tarihi olan 2014 yılı itibarı ile zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi” gereğine denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Oltu Asliye Hukuk Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar
Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2022/87 E., 2022/143 K. sayılı kararıyla; dava tarih itibariyle davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir
4. Bozma Sonrası Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğnu, dosya arasında bulunan bilirkişi raporları çelişkili olmasına rağmen bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tescili isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.
Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan olunur.
Son ilandan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.
Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.
Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.
Özel kanun hükümleri saklıdır.”
6.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
6.2.3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.’’ hükümlerini içermektedir.
6.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, (IV/2.) numaralı parağrafta yer verilen ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.