Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6867 E. 2023/3066 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6867
KARAR NO : 2023/3066
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, dedesi …’nın 270 parsel sayılı taşınmazda iki ayrı pay sahibi olduğunu, tapu kaydında 1/2 pay sahibi …’in baba adının “…”, 6/16 pay sahibi …’in baba adının ise “…” olarak yazıldığını ileri sürerek, … ile …’ın aynı kişi olduğunun tespiti ile bu hususun düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.07.2016 tarihli ve 2015/269 E.-2016/622 K. sayılı kararıyla; 270 parsel sayılı taşınmazda 1/2 ve 6/16 pay sahibi …’nın baba adının birinde … diğerinde ise … şeklinde farklı yazıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle “…” ve “…” olarak adı geçen kişilerin aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 05.12.2016 tarihli ve 2016/16038 E.-2016/10863 K. sayılı kararı ile “… Mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde hükme yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleme olanağı yoktur. Şöyle ki; dava konusu 270 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tesis kadastro tutanağının incelenmesinden taşınmazın ½ payla … (… oğlu), 1/2 payla … (… oğlu) adına tespit gördüğü ve …’nın ölümü ile de mirasçılarına intikal ettiği gözlenmiştir. Ancak Mahkemece 1927 tarihli tesis kadastrosunun dayanağı olan … kayıtlar tercüme ettirilerek denetlenmemiş, paydaşlardan …’in babası …’ın eş ve cocuklarını gösterir nüfus aile kaydı yeterince araştırılmamış, nüfus ve zabıta araştırması tapu kayıtlarına uygun yapılmamıştır. Hâl böyle olunca, 1927 tarihli tesis kadastrosunun dayanağı olan … kayıtların tercüme ettirilmesi, kayıt maliklerinden …’in babası olan …’ın eş ve çocuklarını gösterir nüfus aile kayıtlarının gerekirse Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden temin edilmesi, nüfus ve zabıta araştırmalarının tapu kayıtlarına uygun şekilde yapılması,davacı Mükerrem’in … oğlu …’in mirasçısı olup olmadığının ve davacı sıfatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, yukarıda değinilen ilkeler ve olgular çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak … ile … isimli kişilerin aynı kişiler olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek sonuca gidilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozma Kararına Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve 2017/438 E.- 2020/485 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne … ili … ilçesi … Mahallesi 270 parsel sayılı taşınmaz malikleri ”…:… … OĞLU” ve ”…:… OĞLU” ile … Sulh Hukuk Hakimliği 2003/415 Esas 2003/452 Karar sayılı mirasçılık belgesi ve mirasçılık belgesinin dayanağı olan nüfus kaydında adı geçen …(… …) …’nın aynı kişi olduğunun TESPİTİNE karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davanın esasına ilişkin bütün bilgi ve belgelerin dosya içerisine alınması, uyuşmazlık konusunun bütün ayrıntıları ile aydınlatılması, alanında uzman bir heyetle sahada keşif icra edilmesi ve sonuç olarak denetime elverişli ve gerçekçi bir raporun hükme esas alınması gerektiğini, yine taşınmazın üçüncü kişilere intikaline neden olmamak için gerekli kolluk ve nüfus araştırmalarının yapılmasının zorunlu olduğu, müvekkilinin yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden vareste tutulması gerektiğini, hükmün yeterince açık olması ve icrasında tereddüt uyandırmaması gerektiği belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı … Medeni Kanunu′nun (TMK) 1027. maddesi şöyledir:
″İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir. Düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir. Tapu memuru, basit yazı yanlışlıklarını, tüzük kuralları uyarınca re’sen düzeltir.″

2. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 75. maddesi şöyledir:
“(1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine;

a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber,

b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir.

(2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinlenir; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılır.

(3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkralar uygulanır.″

3. HMK.nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gereklidir.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna ve bozma kararına uygun olup davalı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Ancak; Mahkemece kurulan hükmün HMK.nın 297/2. maddesinde belirtilen düzenlemeye uygun ve infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamakta ise de; değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalının işin esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı tarafın temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan hususlar yönünden kabulüyle;
Hükmün 1. bendinin hüküm yerinden çıkarılarak; yerine 1.bent olarak; “Davanın kabulü ile … ili, … ilçesi, … Mahallesi 270 parsel maliki …’nın tapu kaydında baba adının … oğlu ve … şeklinde ayrı ayrı hisselerde farklı yazıldığından davacının dedesi olan …’nın babası olarak … ve … olarak geçen tapu kayıtlarındaki kişinin aynı kişi olduğunun TESPİTİNE,” cümlesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

31.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.