Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6900 E. 2023/52 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6900
KARAR NO : 2023/52
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 10/01/2023 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat… ile temyiz edilen davalılar … vd.vekili Avukat … geldiler. Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı … gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, … karara bırakıldı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, mirasbırakan annesi … ve babası …’ın 14 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2’şer paylarını davalı kızı …’ye satış suretiyle temlik ettiklerini, …’nin de taşınmazı aile dostları …’a, onun da …’nin damadı olan davalı …’ye devrettiğini, işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı …, dava konusu taşınmazı … …’dan bedelini ödeyerek satın aldığını, … ile herhangi bir tanışıklık veya yakınlığının bulunmadığını, işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle taşınmazı satmaya karar verdiğini ve taşınmaza satılık levhası astığını, …’nin eşi …’in kızı ve damadı ile yanına gelerek taşınmazı satın almak istediğini söylediğini, aldığı bedelin üzerine biraz kâr koyarak taşınmazı onlara geri sattığını, tüm işlemleri iyi niyetli olarak yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılar … ve Cengiz, mirasbırakan Sevim’in 1998 yılında felç olduğunu, bu nedenle kendilerine kaloriferli, rutubet almayan,güneş gören bir daire almak istediklerini, çocuklarıyla da bu durumu paylaştıklarını, bu nedenle dava konusu taşınmazı satmak istediklerini, o dönemde öğretmenlikten ayrılıp emekli ikramiyesi almış olan …’nin de taşınmazı satın almaya karar verdiğini, 128 parsel sayılı taşınmazdaki 11 no.lu bağımsız bölümün mirasbırakan … adına satın alındığını, satış bedelinin … tarafından ödendiğini, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mirasbırakanlar … ve …’ın dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2’şer paylarını 15.06.1999 tarihinde kızları olan davalı …’a devrettiğini, …’nin 01.09.2014 tarihinde taşınmazı …’a, …’ın da 01.10.2018 tarihinde …’nin damadı olan davalı …’e devrettiğini, …’nin taşınmazı …’a tamamen emanetçi olarak devrettiğini, davalı …’nin dava konusu taşınmazı oğlunun düğün masrafları için sattığı iddiasının asılsız olduğunu, …’nin oğlunun 25.09.2016 tarihinde evlendiğini, temlikin ise 01.09.2014 tarihinde yapıldığını, …’nin oğlunun düğününde misafirlerini, o dönemde … adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazda ağırladığını, taşınmazın Osman tarafından hiç bir zaman kullanılmadığını, taşınmazın akitte belirtilen değeri ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, satış bedelinin terekeden çıkmadığını, davalı tanıklarının davalının yakını ve akrabası olduklarını, beyanlarına itibar edilemeyeceğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 20/06/2022 tarihli ve 2022/1004 Esas 2022/1229 Karar sayılı kararıyla; davalı …’ın taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldığını ve kendisinin mirasbırakanlara verdiği para ile mirasbırakan …’ın yeni bir ev aldığını ileri sürdüğü, dava konusu taşınmazın mirasbırakanlar tarafından davalı …’ye 15/06/1999 tarihinde devredildiği, mirasbırakan …’ın 06/08/1999 tarihinde dava dışı bağımsız bölümü satın aldığı, dinlenen davalı tanıklarından özellikle tanık …’ün, davalı …’nin emekli öğretmen olduğunu, emekli ikramiyesini o tarihte bankaya çekmeye birlikte gittiklerini, sonrasında da … …’ın yeni alacağı evin tapu işlemleri için Tapu Dairesine gittiklerini, davalı …’nin parayı …’a verdiğini, …’a alınan evin parası … tarafından ödendiğinden taşınmazın …’ye devredilmiş olduğunu beyan ettiği, … …’ın dava dışı olan 932 ada 128 parsel A blok 11 no.lu bağımsız bölümü 06/08/1999 tarihinde satın aldığı, Birleşik Fon Bankasının göndermiş olduğu cevabi yazıda; davalı …’ın hesabı olduğu ve 06/08/1999 tarihinde hesabında bulunan paranın çekildiği, bu durumun tanık …’ün beyanları ile uyuştuğu ve davalı …’nin ödeme iddiasını desteklediği, davacı tanıklarının beyanlarında mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir somut bir olgu ortaya konulamadığı, mevcut deliller ile temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşma istekli temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

2. 6100 sayılı Kanun’un 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükümlerine yer verilmiştir.

3. Değerlendirme
(III) ve (IV/C.) numaralı paragraflardaki gerekçeler yerinde bulunmakla; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde bulunmasına göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

03/09/2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar … vd. vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının hükmü temyiz eden davacıdan alınmasına,

10/01/2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.