YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7721
KARAR NO : 2022/8097
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemine ilişkin açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 101 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalılardan … dışındaki diğer davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, 60 yıldan fazla bir zaman önce davacıların mirasbırakanları ….. ve …. tarafından mahalli örf uyarınca yarı mülkiyetinin verilmesi koşulu ile taşınmazın imar ihya edilip üzerine fıstık ağaçları dikilip kültür arazisi haline getirildikten sonra 40 yılı aşkın bir süredir araziye zilyet olduklarını, yapılan kadastro tespiti sırasında 1/2 payının davacıların murislerine verilmesi gerekirken Vakkas dışındaki diğer davalılar adına tespitlerinin yapıldığını, Kadastro Mahkemesine yapılan itiraz sonucunda görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu dosya içerisinde yeterli miktarda bilgi ve belgenin mevcut olduğunu, kadastro tespitinin kesinleşmesi sonrasında davalı …’ın taşınmazdaki 12/16 payı kötü niyetli olarak satın aldığını belirterek, taşınmazın 1/2 payına ilişkin tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalının tapu kaydına dayalı olarak taşınmazı satın aldığını, davacıların dava konusu yerde haklarının olduğunu bilmediğini, iyi niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Araban Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/02/2007 tarihli ve 2003/34 E., 2007/47 K. sayılı kararıyla; davalı …’ın taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığı, dosyadaki bilgi ve beyanlar ışığında davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, davacıların taşınmazın 1/2 payını imar ihya sonucu mahalli örf ve adet gereğince kazandıklarının anlaşılması nedeniyle, davalı ….’in payının 2/16 kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile 1/16 payın İsmail Kömek mirasçıları adına, 1/16 payın ise …… mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, davalı … yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Araban Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
2.1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar ihya edilmesi neticesinde 1/2 payın davacıların murisine ait olduğunu, davalı …’ın kötü niyetli olarak taşınmazı satın aldığını, alınan beyanlar ile bu husus sabit olduğu halde, Mahkemece davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.2. Davalı … ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın 4/12 payının anneleri …..’e ait olduğunu, ölümü ile bu payın kendilerine intikal ettiğini, fıstık bahçelerinin mahsulünün yarısını bahçeyi imar-ihya eden çiftçilerin aldığını, diğer yarısının ise mülk sahibine ait olduğunun sabit olduğunu, davalı …’ın da bu yörenin insanı olması nedeni ile durumu bilebilecek durumda olduğunu, taşınmazda iştirak halinde mülkiyetin söz konusu olduğunu, fıstık bahçesinin yarısının mülkiyet sahibine, diğer yarısının da fıstık bahçesini imar ve ihya eden şahıslara ait olduğunu belirterek, eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. “
3.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrası, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
17. maddesinin birinci fıkrası, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.’’
3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi, “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.
1024. maddesi, “Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.
Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.
Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” hükümlerini içermektedir.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinin yerinde bulunmasına göre bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
3.3.2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece davalı …’ın iyi niyetli ve tapu kaydına güvenerek çekişmeli taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun değildir. Dosya içeriği ve alınan beyanlara, yörenin örf ve adetlerine göre, imar ihyaya muhtaç taşınmazların malik dışında 3. kişi tarafından imar ihya edilmesi durumunda taşınmazın ½ payının taşınmaz malikine, ½ payının ise imar ihya edene ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacıların murislerinin çekişmeli taşınmazı imar ihya ettikleri hususu sabit olup, bu durum Mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık çekişmeli taşınmazda pay satın alan …’ın pay satın aldığı sırada çekişmeli taşınmazın ihtilaflı olup olmadığını bilebilecek durumda olup olmadığı, diğer bir ifade ile satın alırken iyi niyetli olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Mahkeme tarafından mahallinde yapılan keşifte davacı tanığı…..’nın taşınmazı satın alan …’a taşınmazın ihtilaflı olduğunu söylediğine ilişkin beyanı karşısında, davalının iyi niyetli olduğundan ve TMK’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanması gerektiğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca, davalı … yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
V. SONUÇ
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca yatırılan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.