YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8033
KARAR NO : 2023/749
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 22.11.2022
SAYISI : 2022/2130 E., 2022/1990 K.
DAVA TARİHİ : 27.07.2021
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/207 E., 2022/194 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 16.11.2022 tarihli dilekçesi ile, dosyaya sunulan 08.11.2022 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini belirterek, hem davadan hem de istinaf isteminden feragat etmeleri nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine yönelik ek karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 22.11.2022 tarhili ek kararı ile davacının talebini reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının …,…parsel, C giriş (Yeni A giriş) 5 nolu bağımsız bölümün satışı hususunda anlaştıklarını, daire bedelinin ödenmesi için davalının … A.Ş.’den fon kullanacak olması nedeni ile … A.Ş. tarafından değerlendirme yapıldığını, satış ile ilgili olarak işlemleri takip etmek üzere emlakçı ile anlaştıklarını ve emlakçı tarafından işlemlerin takip edildiğini, emlakçı tarafından daire satış işlemi sırasında satıcı …’a ait C Giriş (yeni A giriş) 5 nolu bağımsız bölümün satış işlemleri yapılacak iken hataen mülkiyeti müvekkiline ait bulunan B giriş 5 nolu bağımsız bölümün satış işlemleri için müracaat yapıldığını, çünkü taşınmazın belediye tarafından verilen kapı numaraları A giriş için 47, B giriş için 47/A ve C giriş için 47/B olarak verildiğinden tapuya müracaat da hataen 47/B kapı numarasından hareketle B giriş olarak yapıldığını, davalının taşınmazı almak için … Ev A.Ş’den fon kullanmış olması ve … Ev A.Ş. tarafından gayrimenkul değerlendirmesinin yapılmış olması ve gayrimenkul değerleme raporunda açık C girişin değeri belirlenmesine rağmen … Ev A.Ş. lehine de ipotek yine hataen B giriş 5 nolu bağımsız bölüm üzerine konulduğunu, tarafların tapudaki resmi devir işlemini gerçekte C Giriş düşüncesi ile yaptıklarını sanarak gerçekleştirdiklerini, davalının C giriş 5 bağımsız bölümü teslim aldığını ve içerisinin bakım ve onarımını yaptırdığını, yine müvekkilinin B Giriş, 5 nolu bağımsız bölümün içerisinin dekorunu tamamladığını ve kiraya verdiğini beyan ederek müvekkili tarafından gerçekte satmayı düşündüğü C giriş 5 nolu bağımsız bölüm numaralı dairenin davalı adına tesciline, bunun karşılığında sehven tapu devri yapılan …,… parsel, B giriş 5 nolu bağımsız bölüm nolu dairenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, B giriş 5 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin fekki ile ipoteğin C giriş (yeni A) 5 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmaz üzerine tesciline, tapu kaydındaki yanlışlıkların bu şeklide düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı tarafından gerçekte satılacak olan … ada, 4 parsel C giriş 5 nolu bağımsız bölüm numaralı dairenin kendi adına tescili ile bunun karşılığında sehven tapu devri yapılan aynı yer B giriş, 5 nolu bağımsız bölüm nolu dairenin kendi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini kabul ettiğini, şuan kendisi üzerinde olan ve … Ev A.Ş. tarafından konulan ipoteğin B giriş, 5 nolu bağımsız bölüm üzerinden fekki ile C Giriş, 5 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmaz üzerine kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabul nedeniyle kabulüne, … 22803 ada, 4 nolu parselde 1. Kat, B.Giriş, 5 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, davacının kendi adına kayıtlı taşınmazı davalı adına tescilini istemekte hukuki yararı olmadığından bu talebinin usulden reddine, davacının ipoteğin kaldırılması ya da değiştirilmesine dair usulüne uygun açılmış bir davası olmadığından bu talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin hukuki yararı olmadığını iddia ettiğini, ancak; müvekkilin söz konusu tapu iptal ve tescilinin mahkeme vasıtasıyla yapılmasında hukuki yararı bulunduğunu, zira 2.tapunun iptal ve tescili yapılmaz ise müvekkil davacı, davalı tarafından açılacak olan tapu iptal ve tescil davasına yahut söz konusu taşınmazın bedelini ödediği ancak tapusunu alamadığı için sebepsiz zenginleşme davası ile karşı karşıya kalacağını, dava dilekçelerinde açıkça yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin taraflar üzerinde bırakılması talep edildiğini, ancak; ilk derece mahkemesin talep dışında karar verilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğinden bahisle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 16.11.2022 tarihli dilekçesi ile, dosyaya ayrı ayrı sunulan 08.11.2022 tarihli dilekçeler ile hem davadan hem de istinaf isteminden feragat ettiklerini belirterek, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine yönelik ek karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 22.11.2022 tarhili ek kararı ile davacının talebini reddetmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aynı tarihli dilekçelerle hem davadan hem de istinaf talebinden feragat etmeleri sebebiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken sadece istinaf talebinden feragat edilmiş gibi karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
HMK’nın 310. maddesi şu şekildedir:
“(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
(2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.
(3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen ek kararın istinaf talebinin reddine ilişkin kısmı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davanın aslından feragat talebine gelince; 6100 sayılı HMK’nın 310. maddesinde, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiş olup, aynı Kanun’un 311. maddesinde de feragatin kesin hüküm sonuçlarını doğuracağı ifade edilmiştir. Buna göre, hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat hukuken mümkündür. Ancak hükümden sonra ortaya çıkan feragat hakkında karar verme yetkisi, hükmü veren mahkemeye ait olup, 7251 sayılı Yasa’nın 29. maddesi ile 6100 sayılı HMK’nın 310. maddesinde eklenen 3. fıkra uyarınca feragat hususunda Mahkemece ek karar verilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf ve feragat talebinin reddine ilişkin 22.11.2022 tarihli ek kararının istinaftan feragata ilişkin kısmının ONANMASINA,
Bölge Adliye Mahkemesinin davadan feragat nedeniyle karar verilemeyeceğine ilişkin kararı bakımından hükmün BOZULMASINA,
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafın davadan feragat etmesi nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince feragat hakkında karar verilmesi gerekmekte olup, HMK 310. maddesi gereği davadan feragat nedeniyle feragat hakkında karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
…