Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2010/21411 E. 2012/9351 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/21411
KARAR NO : 2012/9351
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : ADANA 3. Ağır Ceza Mahkemesi Karar Tarihi- Numarası : 12.10.2009 – 2009/80 esas ve 2009/387 karar
2- …
Suç : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanık … hakkında)
b) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
(Sanık … hakkında)
Hüküm : a) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma
suçu nedeniyle mahkûmiyet
b) Sanık … hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde
bulundurma suçu nedeniyle mahkumiyet
Temyiz Edenler : Sanıkların müdafileri

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükmün incelenmesi:
Sanık hakkında şartları oluştuğu halde TCK’nın 43. maddesinin uygulanmayışı, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle verilen hükmün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da

altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi öngörülmüş olup; bu iki seçenekten biri uygulanırken yasal gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve davranışlarına bağlı olarak, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyup uymayacağının değerlendirilmesine dayanması gerektiği gözetilmeden ve gerekçesi gösterilmeden, cezayla birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri seçeneğine göre hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.