Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2010/32249 E. 2014/1997 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/32249
KARAR NO : 2014/1997
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

Tebliğname No : 10 – 2008/259265
Mahkeme : ANKARA 9. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 21.10.2008-2008/127 esas ve 2008/314 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrı dava açılan R.. Y..’ın soyut beyanı dışında delil bulunmadığı aşamada, askeri mahkemede alınan 13.09.2006 tarihli savunmasında; suç tarihinde ele geçirilen esrarı tanık Ramazan’a kendisinin verdiğini söyleyerek ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, etkin pişmanlığı nedeniyle TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında hükmolunan “5 gün” adli para cezasının, TCK’nın 52. maddesinin 2. fıkrası uyarınca günlüğü 20-TL’den paraya çevrilmesi sırasında, hesap hatası yapılarak sonuç adli para cezasının “100 TL ” yerine “1,00 ” TL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3- Gün olarak tayin edilen adli para cezası, paraya çevrilerek sonuç adli para cezası belirlenirken, 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesinin 6. fıkrasına aykırı olarak uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi,
4- Adli para cezasının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, CMUK’nın 326. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.