YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10243
KARAR NO : 2015/261
KARAR TARİHİ : 21.01.2015
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm- Karar : a) Mahkûmiyet: Sanıklar … ve… hakkında
b) Denetimli serbestlik tedbiri kararı: Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karara yönelik temyiz isteğinin incelenmesi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemiz çoğunluğu tarafından da benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili olarak gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, Başkan Vekili …’nın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
B) Sanıklar … ve… hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Diğer sanıklardan … hakkında “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olması nedeniyle bu kişinin sanık …’ın suç ortağı olmadığı,…’un suçunun ortaya çıkması konusunda ise sanık …’ın doğrudan bir yardımının bulunmadığı anlaşıldığından, sanık … hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 765 sayılı TCK’nın 405. maddesinin 2. fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısı ile sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, oybirliğiyle,
21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karşı Oy Gerekçesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2011/785-2012/101 ve Dairemizin 2011/10681- 2012/7975 sayılı kararlarına yazdığım karşı oy gerekçelerimde açıkladığım nedenlerle;
TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrasına 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce, belirtilen fıkra gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin hüküm niteliğindeki karara karşı başvurulacak kanun yolunun, hüküm tarihi itibarıyla “itiraz” olmayıp “temyiz” olduğu ve hükmün incelenmesi gerektiği kanısı taşıdığımdan, çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum. 21.01.2015