Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2012/21338 E. 2013/10259 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21338
KARAR NO : 2013/10259
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

Mahkeme : SİLİFKE Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.05.2012 gün ve 2012/8-364 sayı – 09.04.2013 gün ve 2013/204-134 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; adli sicil kaydı duruşmada okunan ve içeriğine yönelik herhangi bir itirazda bulunmayan mükerrir sanık hakkında iddianamede talep edilmese bile CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunmaya gerek olmaksızın TCK’nın 58. maddesi uygulanabileceğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/11/2013 tarihinde Başkan vekili … ve Üye …’ün karşı oyları, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

İddianamede ve Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin görüşünde, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması istenmiş değildir. Tekerrürle ilgili olarak hakkında TCK’nın 58. maddesinin 6. fıkrasının uygulanması ihtimali bulunduğu belirtilerek ek savunması alınmadan, “sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesine göre;
(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.
(2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.
(3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır.
Sanığa belirtilen şekilde ek savunma olanağı tanınmadan TCK’nın 58. maddesinin 6. fıkrasının uygulanması, CMK’nın 226. maddesine açıkça aykırıdır. Savunmanın kısıtlanması sonucunu doğuran bu “mutlak hukuka aykırılık” nedeniyle hükmün bozulması gerekir.
Sanığa adlî sicil kaydının okunması ve sanığın doğru olduğunu belirtmesi, ek savunmanın yerine geçemez.
Açıkladığımız nedenlerle, sanık hakkındaki hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımızdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz. 18.11.2013