YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5245
KARAR NO : 2014/1427
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
Esas No : 2012/5245
Karar No : 2014/1427
Tebliğname No : KYB – 2012/59523
Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık A.. T.. hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin karara yönelik itirazı üzerine Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 09.09.2011 tarihinde 2011/1648 değişik sayı ile verilen itirazın kabulune ilişkin kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.03.2012 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi’nce 17.05.2011 tarihinde 2009/460 esas ve 2011/140 karar sayı ile sanığın TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
b) Cumhuriyet savcısının belirtilen karara itiraz etmesi üzerine, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 09.09.2011 tarihinde 2011/1648 değişik sayı ile “sanık A.. T..’ın İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/34 esas-2007/131 karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılıp, bunun da TCK 191/2 maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine çevrildiği, kararın sanık Ali yönünden 03/05/2007 tarihinde kesinleştiği, buna göre Nazilli Ağır Ceza Mahkemesince TCK 191/6 maddesi hükmüne göre sanık hakkında tekrar denetimli serbestlik kararı verilemeyeceği, tekerrür hükümleri açısından da inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla” biçimindeki gerekçe ile itirazın kabulüne karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında; «Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince adı geçen sanığın işlediği başka bir suça ilişkin hakkında daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmiş bulunduğu ve bu sebeple yeniden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilemeyeceğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinin 6. fıkrasının uygulanabilmesinin koşulu olarak, aynı fıkranın son cümlesinde öngörülen “Ancak, bunun için kişi hakkında bu suç nedeniyle önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemiş olması gerekir” hükmünün, iddianamede belirtilen davaya konu aynı eylem nedeniyle, anılan maddenin 2. fıkrası uyarınca daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olması gerektiğini ifade ettiği, ayrıca sanık hakkında söz konusu maddenin 2. fıkrası kapsamında bir cezaya hükmedilmeksizin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ve bu haliyle 6. fıkranın uygulamasına ilişkin bahsedilen koşulun burada aranmayacağı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09.09.2011 tarihili kararının bozulması istenmiştir.
5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 6. fıkrasının uygulanabilmesinin koşulu olarak, aynı fıkranın son cümlesinde öngörülen “Ancak, bunun için kişi hakkında bu suç nedeniyle önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemiş olması gerekir” hükmünün, iddianamede belirtilen davaya konu aynı eylem nedeniyle, anılan maddenin 2. fıkrası uyarınca daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olması gerektiğini ifade ettiği gözetilmeksizin, sanığın gerçekleştirdiği başka bir eylem nedeniyle, açılan dava sonucunda verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı gerekçe gösterilerek, Cumhuriyet savcısının itirazının kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce bu nedenle yerinde olduğundan; Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09.09.2011 tarihli ve 2011/1648 değişik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.