YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5864
KARAR NO : 2015/277
KARAR TARİHİ : 22.01.2015
Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar- Hüküm : 1- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ( 17.03.2009)
2- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması
üzerine mahkûmiyet (23.11.2009)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yokluğunda verilen 17.03.2009 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın tebliği için gönderilen tebliğatın, konut adresinden sanığın yeni adres bırakmadan ayrıldığı belirtilerek iade edilmesi üzerine, gerekçeli kararın, sanığın duruşmada bildirdiği iş adresine gönderilmesi gerekirken, bu yapılmadan konut adresinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi hükümlerine göre tebliğinin usulsüz olması nedeniyle 17.03.2009 tarihli kararın kesinleşmediği; buna bağlı olarak 23.11.2009 tarihli mahkûmiyet hükmünün hukuki değer taşımadığı ve sanığın 23.12.2009 tarihli dilekçesinin 17.03.2009 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemiz çoğunluğu tarafından da benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-/2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili olarak gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 22.01.2015 tarihinde Başkan Vekili …’nın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy Gerekçesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2011/785-2012/101 ve Dairemizin 2011/10681-2012/7975 sayılı kararlarına yazdığım karşı oy gerekçelerimde açıkladığım nedenlerle;
TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrasına 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.4.2011 tarihinden önce, belirtilen fıkra gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin hüküm niteliğindeki karara karşı başvurulacak kanun yolunun, hüküm tarihi itibarıyla “itiraz” olmayıp “temyiz” olduğu ve hükmün incelenmesi gerektiği kanısı taşıdığımdan, çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum. 22.01.2015