YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5880
KARAR NO : 2014/12925
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
Mahkeme : KAHRAMANMARAŞ 2. Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 21.12.2010 – 2010/1258 esas ve 2010/1293 karar
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar : Hapis cezası ile birlikte verilen 23.02.2010 tarihli
tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına
uyulmaması üzerine yeniden mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
23.02.2010 tarihinde 2010/187 esas ve 2010/190 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün 03.03.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra, hükmün infazı aşamasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılmaması nedeniyle verilen kararın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesi uyarınca verilen bir karar niteliğinde olması ve aynı Kanun’un 101. maddesinin 3. fıkrası uyarınca itiraz yoluna tabi bulunması nedeniyle, itirazla ilgili olarak gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, Başkan Vekili …’nın karşı oyu ve oyçokluğuyla 20.11.2014 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Sanık hakkında TCK’nın suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 191. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin 23.02.2010 tarihli hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine, sözü edilen 191. maddenin 7. fıkrası uyarınca “kesinleşen hükümdeki 10 ay hapis cezasının infazına” karar verilmesi gerekirken, Mahkeme tarafından 21.12.2010 tarihinde bu maddenin 1. fıkrası gereğince 1 yıl cezasına hükmolunmuş ve TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu karar, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesinde sınırlı olarak sayılan kararlardan olmayıp CMK’nın 223. maddesi kapsamında yeni bir hükümdür. Hükümlere karşı başvurulacak kanun yolu ise “itiraz” olmayıp “temyiz”dir.
Açıkladığım nedenlerle; yasal süre içinde kanun yoluna başvurulan 21.12.2010 tarihli hükmün temyiz incelemesinin yapılması gerektiği kanısını taşıdığımdan, çoğunluğun kararın itiraza tabi olduğuna ve gerekli kararın itiraz merciince verilmesi gerektiğine ilişkin görüşüne katılmıyorum. 20.11.2014