Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2012/6052 E. 2015/272 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6052
KARAR NO : 2015/272
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm- Karar : 1) Beraat ( Sanık H… hakkında)
2) Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (sanıklar Yaşar ve … hakkında)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkındaki beraat kararının incelenmesi:
Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle
B) Sanıklar … ve …. hakkındaki tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelenmesi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemiz çoğunluğu tarafından da benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazlarla ilgili gerekli kararların yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, Başkan Vekili …’nın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
22.01.2015 tarihinde karar verildi

Karşı Oy Gerekçesi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2011/785-2012/101 ve Dairemizin 2011/10681- 2012/7975 sayılı kararlarına yazdığım karşı oy gerekçelerimde açıkladığım nedenlerle;
TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrasına 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.4.2011 tarihinden önce, belirtilen fıkra gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin hüküm niteliğindeki kararlara karşı başvurulacak kanun yolunun, hükümlerin tarihi itibarıyla “itiraz” olmayıp “temyiz” olduğu ve hükümlerin incelenmesi gerektiği kanısı taşıdığımdan, çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum. 22.01.2015