Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/14483 E. 2015/32259 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14483
KARAR NO : 2015/32259
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

Tebliğname No : 10 – 2013/325257
Mahkeme : İSTANBUL 11. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 10.05.2013 – 2013/27 esas ve 2013/87 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanıklar İ.. D.., M.. U.., A.. G.., N.. U.., R.. G.., A.. U.., M.. G.. ve A.. U.. hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
Diğer sanık T.. A.. hakkındaki bozma nedenine göre, Tevrat’ın suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği gerekçesiyle, koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrası uyarınca sanık A.. G..’in cezasından indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar İsmail ve Memiş müdafilerinin duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle, sanıklar İ.. D.. ve M.. U.. yönünden resen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık T.. Ç.. hakkındaki hükmün incelenmesi:
Sanığın, atılı suçu işlediğine, suçları sabit olan diğer sanıkların fiiline iştirak ettiğine veya suç konusu uyuşturucu maddeyle ilgisinin bulunduğuna ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve içeriği değişik anlamlara gelebilecek telefon konuşmaları dışında, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C) Sanık T.. A.. hakkındaki hükmün incelenmesi:
Sanığın, atılı suçu işlediğine, suçları sabit olan diğer sanıkların fiiline iştirak ettiğine veya suç konusu uyuşturucu maddeyle ilgisinin bulunduğuna ilişkin, dinleme kararına dayanmadığı için hukuka aykırı olduğu gibi somut olay ve olgularla da örtüşmeyen, ayrıca içeriği değişik anlamlara gelebilecek telefon konuşmaları ile diğer sanık A.. G..’in soyut beyanı dışında, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık hakkındaki yakalama emrinin kaldırılmasına, yakalama emri infaz edilerek tutuklanmış ise salıverilmesine ve başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına,
D) Sanıklar M.. A.. ve E.. O.. hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Dosyadaki belge ve bilgilere göre; sanıkların, suç konusu eroini yurtdışına nakletmek için eroinin sahipleriyle anlaştıkları ve nakil ücretinin bir bölümünü aldıkları, ancak kendilerine teslim edilmeden eroin ele geçirildiği, böylece nakletme suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığı halde;
a) Sanık Mustafa hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık Emre hakkında TCK’nın 35. madesi yerine 39. madesinin uygulanması
Yasaya aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanık Emre’nin kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
E) Sanıklar K.. T.. ve O.. S.. hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın birinci kitabının ikinci kısmının dördüncü bölümünde “suça iştirak” düzenlenmiş; “fail, azmettirme ve yardım etme” olmak üzere üç iştirak biçimi kabul edilmiştir.
TCK’nın 37. maddesinin 1. fıkrasında “suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur” denilerek “fail” tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un 39. maddesinde ise, suçun işlenmesine yardım edenin cezasından indirim yapılması öngörülmüş ve “suçun işlenmesine yardım etme” kapsamındaki hareketler “suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak” şeklinde sayılmıştır.
Somut olayda sanıklar Kerem ve Orhan’ın, TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiklerine; bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldıklarına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduklarına ilişkin hiçbir delil bulunmadığı;
a) Sanık O.. S..’un sabit olan fiilinin, suç konusu uyuşturucu maddenin temininden sonra, bulunduğu yerden alınıp yurt dışına naklini sağlayacak kişilere teslimi aşamasına kadar, diğer sanık İsmail’in talimatı üzerine ona bilgiler vermekten ibaret olduğu ve böylece suçun işlenmesi sırasında adı geçene yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdığı,
b) Sanık K.. T..’ın sabit olan fiilinin ise, diğer sanık A.. G..’in talimatı üzerine uyuşturucu maddeyi nakledecek şoförlerle nakil konusunda görüşmeler yapmaktan ibaret olduğu ve böylece suçun işlenmesi sırasında bu kişiye yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdığı,
Dikkate alınarak, bu sanıklar hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık Orhan müdafii ile sanık Kerem’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI: 17.09.2015 tarihinde saat: 15.00’da verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Ç.. A..’nın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık İ.. D.. müdafileri Avukat Mübeccel Pınarlıdağ ve Avukat N.. F.. A.. S..’in yüzlerine karşı, sanık M.. U.. müdafii Avukat N.. B.. H..’nun yokluğunda 17.09.2015 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.