Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/14485 E. 2020/5486 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14485
KARAR NO : 2020/5486
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanıklar …, …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişikliklerin infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanıklar Recep, … ve İbrahim Salih hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanıkların üst aramalarından elde edilen; sanık …’e ait 450 TL, sanık …’e ait 1100 TL ile sanık …’e ait 2405 TL, 102 Dolar ve 2500 Euro paranın, atılı suçtan elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklara iadesi yerine, müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1- Sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişikliklerden sonra oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
2- Hükmün 9 numaralı bölümünün 1. fıkrasında yer alan “ve aynı emanette belirtilen” ibaresinden sonra gelmek üzere “sanık …’e 450 TL, sanık …’e ait 1100 TL ile sanık …’e ait 2405 TL,102 Dolar ve 2500 Euro paranın dışında kalan” ibaresinin yazılması ve aynı paragrafın sonuna “aynı emanette kayıtlı ve atılı suçtan elde edildiği sabit olmayan; 450 TL’nin sahibi olan sanık …’e; 1100 TL’nin sanık …’a; 2405 TL, 102 Dolar ve 2500 Euro paraların ise sanık …’a iadesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanık … hakkında verilen hükmü, sanığın müdafii olduğundan bahisle temyiz eden Av. …’nın, kovuşturma aşamasında müdafii olarak görev yapmadığı, dosyada vekaletnamesi olmadığı, mahkemenin ihtarına rağmen vekaletnamesini de ibraz etmemesi nedenleri ile sanığın müdafiisi olamayacağı ve hükmün temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunamayacağından sanık …’ın temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
Olay yerinde görülmeyen ve sonradan içerisinde uyuşturucu madde bulunan 5 adet poşetin sadece birinde parmak izi tespit edilen, kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın, savunmasının aksine diğer sanıklar …, …, …, … ve …’ın eylemine iştirak ettiğine ve böylece üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
İletişimin tespiti tutanakları içerikleri ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen sanığın savunmasının aksine, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna dair içeriği değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanaklarındaki konuşmalar dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
E) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
28/10/2008 tarihli fiziki takip tutanağından … plakalı aracın bagajından uyuşturucu maddeyi almaya çalışırken yakalanan kişinin sanık … değil sanık … olduğunun anlaşılması karşısında; iletişimin tespiti tutanakları da nazara alınarak sanığın savunmasının aksine diğer sanıklar …, …, …, … ve …’ın suçuna iştirak ettiğine veya ele geçen uyuşturucu maddeyle ilgisi olduğuna dair kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
F) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
İçerisinde uyuşturucu madde ele geçirilen evin sahibi sanık … ve onunla aynı evi paylaşan sanık …’ın beyanları ve iletişimin tespiti tutanakları içeriği nazara alındığında; sanığın savunmasının aksine adı geçen sanıkların suçuna iştirak ettiğine veya ele geçen uyuşturucu maddeyle ilgisi olduğuna dair kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
G) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temyiz dışı sanık …’in 17/04/2009 tarihli celsede alınan savunmasında, ismini sonradan … olarak öğrendiği ve tanımadığı biri ile görüştüklerini söylemesi karşısında; sanık … ve temyiz dışı sanık …’in yeniden aynı duruşmada bulunması sağlanarak teşhis yaptırılması, yüzleştirme imkanının bulunmaması halinde teşhise elverişli fotoğraflarının temin edilip gösterilerek ifadesinde bahsettiği …’in sanık … olup olmadığının sorulması ve sanık …’in olay tarihinde kullandığı, aşamalarda ibraz ettiği telefon numaralarının tespit edilerek suç tarihinden bir ay öncesini kapsayacak şekilde arayan, aranan ve baz istasyonu bilgilerine yönelik görüşme kayıtlarının getirtilerek dosya kapsamında yer alan sanık … ve temyiz dışı sanık … ile kullandıkları tespit edilen numaralar ile irtibatı olup olmadığının araştırılması, sonucuna göre dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
H) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Olay tutanağı, iletişimin tespiti tutanakları içeriği ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; sanık …’in verdiği paketleri tarif ettiği yerlere götürdüğünü, karşılığında para aldığını, görüşme yaptığı telefon numarasını sanık …’in verdiğini ve kullanmasını istediğini, olay günü üzerinde kokainin yarısını sanık …’e götürdüğünü, onun yönlendirmesi ile diğer sanık …’ten uyuşturucu kokain aldığını söyleyerek aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada sanık …’in suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın üst aramasından elde edilen 470 TL ve 375 Dolar paranın, atılı suçtan elde edildiğine dair kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
13/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.