Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/323 E. 2014/1546 K. 07.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/323
KARAR NO : 2014/1546
KARAR TARİHİ : 07.03.2014

Failin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ihraç etmesi durumunda, biri “Türkiye’de işlenen ihraç” diğeri ise “yabancı ülkede işlenen ithal” olmak üzere iki suç oluşur. Ancak TCK’nın 188. maddesinin 2. fıkrasında “uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir” hükmü öngörülmüş; böylece aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırmayı önlemek için “non bis in idem” kuralı benimsenmiş ve bu iki suç arasında “görünüşte içtima” olduğu kabul edilmiştir.
“Görünüşte içtima” durumunda fail, sadece daha ağır sonuç doğuran suçtan/suçlardan birisi için cezalandırma koşulu gerçekleşmediğinde ise diğer suçtan dolayı cezalandırılır.
Somut olayda, 06/01/2000 tarihinde ülkemize giriş yaptığı, 10/01/2000 tarihinde ise ülkemizden çıkış yaptıktan sonra 25/03/2000 tarihinde, Makedonya Cumhuriyeti Gostivar kentinde, yanında taşıdığı çanta içerisinde 12.340 gram eroini bulundurduğu sırada yakalanan sanık, Makedonya yetkili makamlarında alınan ilk savunmalarında eroinin Türkiye’de bulunan eniştesi A… K…i tarafından gönderildiğini söylemiştir.
Üsküp İstinaf Mahkemesi’nce 19/09/2000 tarihli kararı ile ”uyuşturucu maddeyi satışa sunma suçundan” 7 yıl hapis cezasına hükmolunmuştur.
Belirtilen durumlara göre; suç konusu uyuşturucu maddeyi Türkiye’den ihraç ettiğine ilişkin hiçbir bilgi ve delil bulunmadığı halde, ihraç suçunu kendi beyanı ile ortaya çıkaran sanık hakkında, etkin pişmanlığı nedeniyle TCK’nın 192. maddesinin 1. fıkrası ile CMK’nın 223. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bu suçtan dolayı “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “mahkûmiyet” hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.