Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/3915 E. 2015/25016 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3915
KARAR NO : 2015/25016
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanıklar … ve … hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük kapısı olan yerlerden dışarıya çıkarılması amaçlandığında, ihraç suçunun icra hareketinin gümrük memuruna beyanla başlayacağı; somut olayda sanıkların yurt dışına göndermek üzere suç konusu uyarıcı maddeyi Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan (…) kargo şirketine teslim etmeleri üzerine, gümrük memurlarına beyan aşamasına gelmeden önce aynı gün aynı yerde ele geçirildiği, böylece uyarıcı madde ihraç etme suçunun icra hareketi başlamadığından bu suça teşebbüsün kabul edilemeyeceği, sanıkların sabit olan fiilinin tamamlanmış “uyarıcı madde bulundurup nakletme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında bu suç yerine “teşebbüs aşamasında kalan uyarıcı madde ihraç etme” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Narkotik Şubesi’nin 18.05.2012 tarihli raporuna göre, ele geçirilen suç konusu maddenin “metamfetamin” etken maddesi içerdiği ve 2313 sayılı Kanun kapsamında uyarıcı madde olduğu, bu maddenin TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almadığı gözetilmeden, suç konusu maddenin “kokain” olduğu gerekçesiyle sanıkların cezalarının TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrası uyarınca artırılması,
3- Sanıkların müdafilerinin lehe olan hükümlerin uygulanmasına yönelik isteklerinin TCK’nın 52. maddesinin 4. fıkrasını da kapsadığı dikkate alınmadan, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4- Kabule göre; TCK’nın 44. maddesi gereğince, teşebbüs aşamasında kalan ihraç suçundan uygulama yapılarak belirlenen sonuç ile tamamlanmış bulundurma ve nakletme suçundan uygulama yapılarak belirlenecek sonucun karşılaştırılmasından sonra daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafileri ve sanık …’nın temyiz itirazları ile sanık …’in müdafilerinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, resen de temyize tabi olan hükümlerin BOZULMASINA, tutuklama koşullarında bir değişiklik olmamasına ve tutuklu kaldıkları süreye göre, sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin reddine,
B) Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Savunmasının aksine, diğer sanıklar … ve … tarafından kargoya verilen uyarıcı maddelerle ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, resen de 24.02.2014 tarihli ve aynı sayılı temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA; bozma nedenine göre sanık hakkındaki Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.02.2014 tarihli 2013/413 esas ve 2014/35 karar sayılı kararı üzerine düzenlenen yakalama emrinin kaldırılmasına, yakalama emri infaz edilerek tutuklanmış ise salıverilmesine ve başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına,
C) Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan dava nedeniyle ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanığın savunmasının aksine, diğer sanıklar … ve … tarafından kargoya verilen uyarıcı maddelerle ilgisi olduğuna veya bu sanıkların suçuna iştirak ettiğine ilişkin delil olmadığı, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkındaki beraat hükmü temyiz edilmeyen diğer sanık …’ın sanıktan alarak kullandığını söylediği maddenin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 05.03.2015 tarihinde saat: 14.45’de verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’nın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafileri Avukat … ve Avukat …’nun yüzlerine karşı 05.03.2015 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.