Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/9711 E. 2015/9220 K. 16.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9711
KARAR NO : 2015/9220
KARAR TARİHİ : 16.02.2015

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü … hakkında …. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 03.09.2013 tarihinde 2007/1083 esas ve 2007/1332 karar sayı ile verilen kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 04.09.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

a) …. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 11.12.2007 tarihinde 2007/1083 esas ve 2007/1332 karar sayı ile verilen, hükümlü …’un TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği;
b) Hükümlünün, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmesi üzerine, …. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 03.09.2013 tarihinde 2007/1083 esas ve 2007/1332 karar sayılı ek karar ile hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle, TCK’nın 191/5 maddesi uyarınca açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, …. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03.09.2013 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
Dosya kapsamına göre, dosya üzerinden verilen kanun yararına bozma isteğine konu 03.09.2013 tarihli ek kararın, hükümlüye tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği anlaşıldığından; 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin (1). fıkrası uyarınca, ancak temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ya da hükümler hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi karşısında, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin bu aşamada REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.